Helal ekosistemini küresel ölçekte bir araya getiren 11. Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı, İstanbul Fuar Merkezinde üçüncü gününe girdi. Zirve, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü işbirliğiyle, Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu’nun koordinasyonunda düzenleniyor.

Organizasyonun ana teması “Helal ticaretinde inovasyon ve mükemmelliyetçilik” olup, helal ürünlerin standartlaşması, sürdürülebilir tedarik zincirleri ve yeni pazar fırsatları üzerine odaklanıyor. Katılımcılar arasında 70’ten fazla ülke temsilcisi, 1500’den fazla işletme ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu bulunuyor. Zirve, sadece ticari bir platform olmanın ötesinde, bölgesel politikaların ve insani yardımların da tartışıldığı bir buluşma noktası hâline geldi.
Üçüncü gün düzenlenen “Türkiye‑Filistin İş Forumu”nda, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye‑Filistin İş Konseyi Başkanı Cemalettin Kerim, Türkiye’nin Filistin’e sağladığı istihdam desteklerine değindi. Kerim, “Gazze’yi unutmuyoruz. Gazze’den iş insanlarının katılamamış olmasına çok üzgünüz. Çünkü onlar etnik temelli zulme sessizce direnen bir topluluktur,” diyerek, Türkiye’nin Filistin halkının yanında olduğu mesajını vurguladı.
Kerim, Arap ülkelerinin Filistin’e olan desteğini azaltıp İsrail’le ilişkilerini artırdığı bir dönemde bile Türkiye’nin geri adım atmadığını belirtti. Gelecek yıl Batı Şeria’da geniş kapsamlı bir iş forumu düzenleyeceklerini duyuran Kerim, “Üretimi geliştirmek, ithalat bağımlılığını azaltmak, Gazze’nin sanayisini yeniden canlandırmak ve işgalle yıkıma uğrayan Cenin ve Tulkerim gibi bölgelerde ekonomik faaliyetleri yeniden tesis etmek” hedeflerini açıkladı.
Filistin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Rana Abusibaa, konuşmasında Gazze’deki insani krizi ve Batı Şeria’da devam eden sistematik baskıları eleştirdi. “Gazze’de 70 binden fazla şehitimiz, 200 binden fazla yaralımız var. Soykırım bugün de devam ediyor,” diyerek, bölgedeki acıların altını çizdi.
Abusibaa, Filistin hükümetinin ekonomik direnci artırmak için attığı adımları da sıraladı: yeni bir rekabet yasası, e‑ticaret yasası ve modern bir şirketler yasası hazırlanıyor. KOBİ’ler için ulusal bir strateji hayata geçirildi ve yatırım ortamını iyileştirmek amacıyla çeşitli teşvik paketleri oluşturuldu. “Bu süreçte hepimizin Gazze’nin ve aynı şekilde Batı Şeria ile Kudüs’ün yeniden yapılanmasına katkıda bulunması gerekiyor,” diyerek, ortak bir çaba çağrısında bulundu.
Ticaret Bakanlığı Orta Doğu Ülkeleri Dairesi Başkanı Sabahaddin Tarhan, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını kınadı ve Türkiye’nin insani yardım çabalarına vurgu yaptı. Tarhan, “İsrail’in Gazze’ye yönelik haksız ve uluslararası hukuka aykırı saldırıları sona erip kalıcı bir ateşkes sağlanana kadar Türkiye, tüm ürün gruplarında ihracat, ithalat ve transit işlemlerini durdurdu,” şeklinde konuştu.
Tarhan, Türkiye’nin Filistin’e ekonomik desteklerini de detaylandırdı: “Filistin’in 41 tarım ürününe tek taraflı taviz verildi, hurma kotası 7 bin tona yükseltildi. Helal Expo’da 12 firma ücretsiz alanlarda sergileniyor.” Ayrıca, “Gelecek yıl Batı Şeria’da geniş kapsamlı bir iş forumu düzenleyecek, Türk‑Filistin iş adamlarını daha sık bir araya getireceğiz,” ifadelerini kullandı.
Helal Expo, sadece bir ticaret fuarı olmaktan çıkıp, helal standartların küresel ölçekte yaygınlaşması için bir laboratuvar görevi görüyor. Katılımcı firmalar, yeni ürün geliştirme, sürdürülebilir ambalaj ve dijital sertifikasyon konularında sunumlar yaptı. Helal akreditasyon süreçlerinin şeffaflaştırılması ve küresel tedarik zincirlerinde izlenebilirliğin artırılması üzerine atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Zirve yetkilileri, önümüzdeki yıllarda helal pazarının 2 trilyon dolar seviyesine ulaşabileceğini ve bu büyümenin gelişmekte olan ekonomilere yeni istihdam kapıları açacağını belirtti. Türkiye’nin, bu süreçte hem üretici hem de tüketici ülkeler arasında bir köprü olma hedefi, zirvenin ana stratejik mesajı olarak öne çıkıyor.
11. Dünya Helal Zirvesi, sadece helal ticaretinin değil, aynı zamanda bölgesel barış ve ekonomik dayanışmanın da bir platformu haline geldi. Türkiye’nin Filistin’e verdiği politik ve ekonomik destek, uluslararası kamuoyunda dikkat çekiyor ve bölgedeki istikrar arayışına katkı sağlıyor. Zirvenin ilerleyen günlerinde, yeni iş ortaklıkları, yatırım fırsatları ve insani yardım projelerinin açıklanması bekleniyor.