Kasım Çağrısı adı verilen bu grev dalgası, 24‑26 Kasım tarihleri arasında üç ayrı gün halinde gerçekleşecek şekilde planlandı. 24 Kasım’da demir yolu ve toplu taşıma çalışanları, 25 Kasım’da kamu sektörü çalışanları ve 26 Kasım’da ise bütün sektörleri kapsayan genel bir grev uygulanacak. Tüm işçi sendikaları, hükümetin işsizlik ve emeklilik gibi sosyal harcamalarda planladığı kesintileri protesto etmek için ortak bir eylem kararı aldı.
Bu eylem, Belçika’nın Flaman ve Valon bölgelerindeki sendikaların da desteğiyle, ülke çapında bir dayanışma gösterisine dönüştü. Grev, yalnızca büyük şehirlerde değil, kırsal kesimlerdeki kamu çalışanlarını da kapsayarak, ulusal bir kriz ortamı yarattı.
Grevin ilk gününde özellikle toplu taşıma sistemleri felç oldu. Tren seferleri yüzde 75 oranında azaltıldı; sadece üç seferden biri hizmet vermeye devam etti. Brüksel’in ana toplu taşıma şirketi STIB, metro, otobüs ve tramvay hatlarının büyük bir kısmını iptal etti.

Flaman ve Valon bölgelerindeki yerel ulaşım operatörleri de benzer aksaklıklar yaşadı; bu durum, ülke genelinde yolcuların uzun kuyruklar oluşturmasına ve alternatif ulaşım seçeneklerinin tükenmesine yol açtı. Havalimanı çalışanlarının grevde yer almasıyla, 26 Kasım’da Charleroi ve Brüksel havalimanlarından kalkış ve varış seferleri tamamen iptal edildi.
Ulaşım krizinin yanı sıra, grev belediye hizmetlerini de olumsuz etkiledi. Brüksel’de çöp toplama ve temizlik hizmetleri yarım kalırken, okullar, kreşler, hastaneler ve diğer kamu kurumları da kapatıldı. Hastanelerdeki destek personeli eksikliği, bazı tıbbi prosedürlerin gecikmesine neden oldu.
Ekonomik kayıplar ise yalnızca hizmet kesintileriyle sınırlı kalmadı; turizm ve perakende sektörü de büyük darbe aldı. İşverenler, grev süresince çalışanlarına ödeme yapamama riskiyle karşı karşıya kaldı ve bazı küçük işletmeler kapatma tehlikesiyle yüzleşti.
Şubat ayında göreve başlayan Başbakan Bart de Wever, ülkenin GSYİH’sının %100’ünü aşan “aşırı yüksek” kamu borcunu azaltmak için sıkı kemer sıkma politikaları uygulamayı planladığını yineledi. Sendikalar ise bu politikaların sosyal hakları derinlemesine eriteceğini ve işsizlik oranını artıracağını savunuyor.
Göstericiler, hükümetin sosyal harcamalardaki planlanan kesintileri geri almasını, emeklilik yaşının yükseltilmemesini ve işsizlik sigortası kapsamının genişletilmesini talep ediyor. Grev, Belçika’da yıl içinde gerçekleşen en geniş çaplı iş bırakma hareketi olarak kayıtlara geçti ve ülke içinde “hayat durma noktasına geldi” şeklinde tepkiler alındı.