Phitsanulok şehrinin sakin bir mahallesinde, 23 Kasım sabahı Chottomi adlı 65 yaşındaki kadın, “öldü” diye ilan edildi. Ailesi, kadının son nefesini verdiğine inanarak beyaz bir tabuta koydu ve Bangkok’un kenarında, yoksullara ücretsiz kremasyon hizmeti veren bir Budist tapınağa dört saatlik bir yolculuk başlattı.
Yolculuğun ortasında, tabutun içinde bir ses duyuldu. Tapınak görevlileri, tabutun kapağının hafifçe çarptığını fark etti ve tabutun içinden hafif bir vurma sesi duyuldu. “Üzerini örten örtüyü kaldırdığımda hâlâ hareket ettiğini görünce donup kaldım” diye 27 yaşındaki görevli Thammanoon, şokunu anlattı.
Tabutun kapağı kırıldı ve içeriden Chottomi uyanarak çevresindekilere doğru bir kapak çarpmasıyla tepki verdi. Görüntülerde, kadının tabut içinde kıpırdadığı, yüzündeki sinekleri kovduğu ve zayıf nefes aldığı görülüyor.

Chottomi’nin 57 yaşındaki küçük kardeşi Mongkol, ablasının iki yıldır yatağa bağlı olduğunu ve sabah 2’de ölü bulunduğunu belirtti. Öldüğüne dair resmi belgeleri imzalayan Budist rahibe bile cenaze törenini planlamıştı.
Mongkol olay anını şöyle anlattı: “Şaşkınım, hem çok şaşırdım hem de mutlu oldum çünkü ablam hâlâ hayattaydı. Neredeyse şoktan bayılacaktım. Onun uyanması gerçekten bir mucize.”
Tabutu salona taşımaya hazırlanan görevliler, içeriden gelen hafif bir vurma ve yardım çığlığı duyduklarını söylediler. “Bilinci yerindeydi, zayıf nefes alıyor ve başını sallıyordu ama konuşamıyordu. Daha önce böyle bir şey görmemiştim.” diye Thammanoon ekledi.
Olayın ardından Chottomi ambulansla Bang Yai Hastanesi’ne sevk edildi. Tapınak yetkilileri tedavi masraflarını karşılayacaklarını duyurdu. Tapınak başrahibi, “Hayatımda böyle bir olay görmedim. Chottomi’ye ikinci bir şans verilmiş olmasından dolayı aile çok mutlu,” ifadelerini kullandı.
Tayland’da ölüm ve kremasyon ritüelleri, Budist inançlarla sıkı sıkıya bağlanmıştır. Ücretsiz kremasyon hizmeti sunan tapınaklar, özellikle yoksul aileler için büyük bir destek kaynağıdır. Ancak, ölümün kesin olarak ilan edilmesi konusunda bazen hatalar olabiliyor.
Şubat ayında kuzeydoğu Tayland’da benzer bir olay daha yaşanmıştı. 85 yaşındaki Pua Sriphueng, 40 dakika “ölü” kaldıktan sonra hayata dönmüştü. Ailesi cenaze hazırlığı yaparken gözleri açık bir şekilde oturduğunu gördü ve daha sonra şeker istediği, çocukça davranışlar sergilediği bildirildi.
Bu tip olaylar, hem tıbbi hem de kültürel açıdan incelenmeye devam ediyor. Uzmanlar, özellikle yaşlıların uzun süreli yataklılık durumlarında ölüm belirtilerinin doğru değerlendirilmesinin önemine vurgu yapıyor.
Yerel sağlık otoriteleri, ölüm beyanı yapılmadan önce mutlaka bir doktor raporu alınması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, tapınakların ve cenaze hizmeti veren kuruluşların, tabutların taşınması sırasında yaşam belirtilerinin tekrar kontrol edilmesi öneriliyor.
Bu olağanüstü olay, hem Tayland’da hem de dünya genelinde “ölümden dönen” hikâyeler arasına yeni bir sayfa ekledi.