Belçika’da tüm işçi sendikaları ortak bir bildiri yayımlayarak, hükümetin tasarruf tedbirlerini protesto etmek amacıyla 24 Kasım’da demir yolu ve toplu taşıma çalışanları, 25 Kasım’da kamu çalışanları ve 26 Kasım’da ise tüm sektörleri kapsayan bir genel grev planladığını duyurdu.

Bu süreçte okul, kreş, hastane, belediye hizmetleri ve birçok özel sektör işletmesi de çalışmayacak. Grev, ülkenin ekonomik ve sosyal yaşamını derinden etkileyerek, ulaşım ağlarından kamu hizmetlerine kadar geniş bir alanda aksamaya neden olacak.
Hükümet, bütçe açığını kapatmak ve Avrupa Birliği’nin mali disiplini koşullarını yerine getirmek için bir dizi tasarruf önlemi açıkladı. Bu önlemler arasında kamu harcamalarının kesintisi, emeklilik reformu ve bazı kamu hizmetlerinde özelleştirme planları yer alıyor. Sendikalar, bu politikaların iş güvencesi ve çalışan hakları üzerinde olumsuz etkileri olacağını savunarak, grev kararını almaya zorlandıklarını belirtiyor.
Uzmanlar, üç gün sürecek bu grevin ülke ekonomisine kısa vadeli darbe vurabileceğini, özellikle turizm ve dış ticaret sektörlerinde gecikmelere yol açabileceğini öngörüyor. Aynı zamanda, grev sürecinin sosyal barışı tehdit edebileceği ve olası çatışmalara zemin hazırlayabileceği konusunda uyarılar yapıldı.
AB ülkelerinden ve uluslararası işçi örgütlerinden gelen tepkiler, Belçika’nın iç işlerine karışmaktan kaçınırken, grevin barışçıl bir şekilde sonlandırılması çağrısında bulunuyor.
Sendikalar, grev sonrasında hükümetle yeniden müzakere masasına oturulmasını ve tasarruf paketinin gözden geçirilmesini talep ediyor. Eğer grev geniş çapta destek görürse, bu durum Belçika’da politik bir baskı oluşturabilir ve hükümetin politika yöneliminde değişikliklere yol açabilir.