Türkiye Katılım Bankacılığına Yönelik Stratejiler Geliştiriyor

Türkiye Katılım Bankacılığına Yönelik Stratejiler Geliştiriyor
Yayınlama: 25.11.2025
2
A+
A-

Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’nin katılım bankacılığına yön verecek yeni stratejileri ve İstanbul Finans Merkezi’ni desteklediğini açıkladı.

Stratejik Vizyon ve Hedefler

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’nin katılım finans alanında aktif bir politika izlediğini vurgulayarak, “Katılım finans alanında faaliyet gösteren şirketlerin İstanbul’dan bölgeye hizmet vermesini istiyoruz” şeklinde net bir hedef belirtti.

Finansal Büyüklük ve Katılım Bankalarının Rolü

Dağlıoğlu, Türkiye bankacılık sektörü varlıklarının yaklaşık bir trilyon dolar seviyesine yaklaştığını ve bu toplamın %8’inin katılım bankalarına ait olduğunu belirtti. Bu oran, geleneksel bankacılık sektörü içinde önemli bir pay oluşturduğunu ve büyüme potansiyelinin hâlâ tam anlamıyla kullanılmadığını gösteriyor.

Katılım bankalarının sunduğu faizsiz finans ürünlerinin, özellikle genç ve dini açıdan duyarlı yatırımcılar arasında artan bir talep gördüğü de vurgulandı. Bu bağlamda, yeni ürün geliştirme ve dijital dönüşüm çalışmaları hızlandırılacak.

Sukuk ve Sermaye Piyasaları

Türkiye’de sukuk ihraçlarının piyasa toplamının %12’ine tekabül ettiğini söyleyen Dağlıoğlu, Türkiye Varlık Fonu’nun sukuk piyasasındaki aktif rolüne de değindi. “Sukuklar, sermaye piyasalarını derinleştirmek ve yatırım çeşitliliği sağlamak açısından kritik bir araçtır” diyerek, gelecekte daha fazla sukuk ihraç edilmesi ve yatırımcılara yönelik teşviklerin artırılacağını müjdeledi.

Borsa İstanbul’da toplam 350 milyar dolar piyasa değerinin yaklaşık %30’unun katılım endeksindeki şirketler tarafından oluşturulduğu, bu oranın bölgesel rekabet gücünü artırdığı belirtildi.

İstanbul Finans Merkezi ve Bölgesel İşbirliği

Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezi’nin stratejik önemine dikkat çekerken, Türkiye’nin Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa ile tarihsel, kültürel ve ekonomik bağlarını vurguladı. “İstanbul, üretim, lojistik ve bölgesel yönetim merkezi konumunda; katılım finans kuruluşları bu avantajı kullanarak bölgelere açılabilir” şeklinde konuştu.

Finansal hizmet ihracatı yapan şirketlerin kurumlar vergisi indirimleri ve çeşitli teşviklerden yararlanabileceği de yeni paketler arasında yer alıyor.

Gelecek Stratejileri ve AlBaraka Zirvesi

Üç yıl önce hazırlanan ulusal stratejinin bir kısmının uygulanmaya başladığını, mevzuat değişikliklerinin ise meclisin takvimine bağlı olarak beklemede olduğunu ifade eden Dağlıoğlu, “Şimdi önümüzdeki yıllar için yeni stratejiyi hazırlıyoruz; katkı sağlamak isteyen herkesin desteğine açığız” dedi.

AlBaraka Zirvesi’nin İstanbul’daki toplantılarının sürdüğünü ve gelecek yıl Mayıs‑Haziran aylarında yeniden düzenleneceğini belirtti. Bu zirve, küresel İslam ekonomisinin Türkiye’ye entegrasyonu açısından kritik bir platform olarak görülüyor.

Sonuç olarak, katılım finansın küresel finans sistemindeki payı hâlâ %1’in biraz üzeri seviyesinde olsa da, stratejik adımlarla bu oranı artırmak ve Türkiye’yi bölgesel bir finans hubına dönüştürmek hedefleniyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.