Kireçlenme riskini artıran kök ve kova sapı menisküs yırtıklarında acil cerrahi müdahale yapılmazsa eklem kalıcı hasar görebilir. “Daha çok orta ve ileri yaşlarda, yıpranmış bir doku zemininde görülen dejeneratif menisküs yırtıkları, çoğunlukla ameliyatsız, fizik tedavi yöntemleriyle başarıyla tedavi edilebilir.” şeklinde vurguladı Prof. Dr. Azboy.

Prof. Dr. Azboy, menisküs yırtıklarını iki ana grupta ele aldığını belirtti: onarım ve menisküs parçacığının çıkarılması. Menisküs kök yırtıkları ve kova sapı yırtıkları, eklem yükünün %50’sini taşıdıkları için onarıma öncelik verilir. Zamanında müdahale edilmediğinde kıkırdak kaybı ve ilerleyici kireçlenme riski artar. Büyük yırtıklar, dizde takılma ve kilitlenme şikayetlerine yol açtığından “cerrahi müdahale gereklidir” denildi.
Küçük yırtıklar ve dejeneratif, eklemi zorlamayan durumlar ise konservatif olarak takip edilir; çoğu hastanın şikayetleri 3 ay içinde azalır. Ancak ağrı 3 ayı aşarsa cerrahi düşünülür.
Prof. Dr. Aylin Rezvani, diz ağrısı yaşayan bireylere erken fizik tedaviye yönelmelerini tavsiye etti. “Kilitleme ve takılma hissi yoksa, rehabilitasyonla fonksiyonel iyileşme mümkündür.” dedi. Rehabilitasyon programı şunları içerir:
– Aşamalı sinir‑kas egzersizleri
– Kas güçlendirme ve eklem stabilizasyonu
– Ağrı kontrolü için elektroterapi ve ultrason
Bu yöntemler, dizin dayanıklılığını artırarak gelecekte olası menisküs yırtıkları riskini azaltır. Ayrıca, kilo kontrolü ve aşırı zorlayıcı aktivitelerden kaçınma önerilir.
Sonuç olarak, menisküs yırtıklarında erken tanı ve zamanında tedavi hem cerrahi hem de konservatif yaklaşımların başarısını maksimize eder; hastaların yaşam kalitesini korur.