AB’den Çocukları Koruma Hamlesi: Sosyal Medyada 16 Yaş Sınırı

AB’den Çocukları Koruma Hamlesi: Sosyal Medyada 16 Yaş Sınırı
Yayınlama: 26.11.2025
2
A+
A-

Avrupa Parlamentosu, çocukların çevrim içi ortamda maruz kaldığı fiziksel ve ruhsal riskleri azaltmak için sosyal medya platformlarına 16 yaş sınırı getirilmesini öneren bir tasarıyı kabul etti.

AB’nin yeni önergesi neyi hedefliyor?

Avrupa Parlamentosu üyeleri, Strazburg’da düzenlenen Genel Kurul oturumunda önerge 483’ü tam oyla kabul ederek sosyal medya platformları için asgari yaş sınırı önerdi. Bu adım, çocukların dijital dünyada karşılaştığı taciz, siber zorbalık ve zararlı içerik risklerini azaltmayı amaçlıyor.

Önergeye göre, 13‑16 yaş arasındaki gençler ebeveyn izniyle sosyal medya hesaplarına erişebilecek, 13 yaşından küçükler ise platformlara tamamen erişim sağlayamayacak. Bu düzenleme, çocukların kişisel verilerinin korunması ve psikolojik sağlığının desteklenmesi yönünde bir ilk adım olarak görülüyor.

Önergenin temel gerekçeleri arasında, gençlerin erken yaşta sosyal medyanın olumsuz etkilerine maruz kalması, kimlik avı ve sahte haberlerle karşılaşma riskinin artması ve platformların yaş doğrulama mekanizmalarının yetersizliği yer alıyor. Parlamento üyeleri, bu eksikliklerin Avrupa çapında ortak bir yasal çerçeveyle giderilmesi gerektiğini vurguladı.

AB üyeleri, ülke bazlı uygulamaların tutarlı olması için önergeyi bir direktif haline getirmeyi planlıyor. Böylece, tüm üye devletlerin benzer düzenlemelerle uyumlu bir politika izlemesi sağlanacak. Bu süreçte, sosyal medya devleri de yaş doğrulama sistemlerini güçlendirmek ve çocuk dostu içerik filtreleri geliştirmek zorunluluğu ile karşı karşıya kalacak.

Eleştirmenler ise, yaş sınırının çocukların dijital okuryazarlığını geri çekebileceği ve eşitsiz erişim sorunlarını derinleştirebileceği endişelerini dile getiriyor. Ancak destekleyenler, çocukların erken yaşta maruz kaldığı zararlı etkilerin azaltılması gerektiğini savunuyor.

Bu önerge, AB’nin çocuk hakları ve dijital güvenlik politikalarına yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olarak görülüyor. Gelecek aylarda yapılacak tartışmalar ve üye devletlerin görüşleri, önergenin nihai metne dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.