Sümeyye Y. (34) ve eşi E.Y. arasında, Murat Sokak’ta yaşanan bir tartışma sonrasında, E.Y. eline bir silah alarak yedi defa ateş etti. Silah seslerini duyan komşular derhal polisi ve sağlık ekiplerini haberdar etti. Olay yerine gelen sağlık görevlileri Sümeyye Y.’nin hayatını kaybettiğini, şüpheli eşinin ise polis ekipleri tarafından gözaltına alındığını belirtti.

Otopsi için kadının cansız bedeni Fırat Üniversitesi Hastanesi morguna kaldırıldı. Aile, otopsinin ardından cenazeyi defnederek “gerçek failin ortaya çıkarılması” için yasal mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.
Ölen kadının kardeşi Fatih Sonay, “MS hastalığının son evresinde olan bir kişi bu tetiği çekemez, şarjörü namlunun ağzına veremez” diyerek cinayetin aile içinde planlanmış olduğunu iddia etti. Fatih Sonay, “O silahı kaldırıp kurma kolunu çekecek gücü yok” sözleriyle eşinin fiziksel olarak bu eylemi gerçekleştiremeyeceğini savundu.
Fatih ayrıca, Sümeyye’nin son zamanlarda eşinden gördüğü şiddetli tutumun çocuklar tarafından da izlendiğini ve “artık boşamak istiyorum, olmuyor” şeklinde sözler duyduğunu belirtti. Bu açıklamalar, olayın sadece tek bir anlık patlamadan değil, uzun süredir devam eden aile içi şiddet ve istismar şüphesi taşıdığını ortaya koyuyor.
Avukat Ercan Yıldırım, “25.11.2025 tarihinde Kovancılar’da gerçekleşen bu cinayetle ilgili davayı yürütüyoruz. Sümeyye’nin MS hastası kocası tarafından öldürüldüğü iddiası gerçek bir iddia değildir. Tetiği çekenin farklı bir kişi olması ihtimali çok yüksektir.” diye konuştu. Yıldırım, gerçek failin ortaya çıkarılması için “hukuk zemininde tüm mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Şu ana kadar polis, olay yerindeki delilleri topladı, silahın kalibrasını ve ateş izlerini analiz ediyor. Ayrıca, Sümeyye’nin MS hastalığına dair tıbbi raporlar ve eşinin hastalığının ilerleyişine dair belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.
Uzmanlar, multipl skleroz (MS) hastalığının ilerleyen evrelerinde motor becerilerin ciddi şekilde azalabileceğini ve “silahı tutma ve tetik çekme” gibi fiziksel güç gerektiren eylemlerin zorlaşabileceğini belirtiyor. Ancak, hastalığın psikiyatrik semptomları da bazen agresif davranışları tetikleyebiliyor. Bu çelişkili durum, olayın teknik incelemesinin yanı sıra psikiyatrik değerlendirmelerin de yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.
Elazığ’da aile içi şiddet vakaları son yıllarda artış gösteriyor. Yetkililer, özellikle hastalık gibi zorlu süreçlerin aile içinde baskı oluşturabileceğini ve bu durumların erken müdahale programlarıyla önlenebileceğini vurguluyor. Olayın ardından yerel yöneticiler, kadın koruma birimlerinin güçlendirilmesi ve “aile içi şiddetle mücadele kanunlarının uygulanması” çağrısında bulundu.
Bu süreçte Sümeyye’nin babası Vahap Sonay, “Adalet yerini bulsun, çocuklarımın hakkı korunmalı” diyerek yargının kararına güveni vurguladı. Aile, soruşturmanın şeffaf yürütülmesini, tüm delillerin kamuoyu ile paylaşılmasını talep ediyor.
Olayın ilk günlerinden itibaren yerel ve ulusal basında geniş yankı bulması, mahkemenin ve savcılığın süreci hızlandırması bekleniyor. Uzmanlar, delil toplama sürecinin titizlikle yürütülmesi ve “gerçek failin kesin bir şekilde ortaya konması” halinde, benzer aile içi şiddet vakalarına karşı caydırıcı bir örnek oluşturacağını belirtiyor.
İlerleyen günlerde, mahkeme duruşması, otopsi raporu ve psikiyatrik değerlendirme sonuçlarının açıklanması, olayın aydınlatılmasında kritik rol oynayacak.