Tim Jabol Folcarelli, çocukluğundan beri futbola tutkulu olduğunu ve bu tutkunun onu profesyonel sahalara taşıdığını “Arkadaşlarımla saatlerce top oynardım, sonra bunun bir meslek olabileceğine karar verdim” sözleriyle açıkladı. Babasının da futbolcu olması, genç Folcarelli’nin bu yolda ilk ilham kaynağı oldu ve ailesi her zaman yanındaydı.

Orta saha oyuncusu, sahadaki yüksek koşu performansı ve enerjik oyun stilini, disiplinli antrenman programları sayesinde koruduğunu belirtti. “Koşmaya yatkınım ama doğru antrenmanla desteklemek gerekir. Kasları bilinçsizce artırmak sizi yavaşlatabilir, bu yüzden dengeyi her zaman koruyorum” diyerek fiziksel dengenin önemine vurgu yaptı.
Folcarelli, modern futbolda orta sahaların çok yönlülüğünün kritik olduğunu söyleyerek kendisini “iki yönlü bir futbolcu” olarak tanımladı. “Toplu ve topsuz çok koşarım, top kazanma, rakibi bozma ve ceza sahasına girişler benim en güçlü parçalarım” ifadeleri, onun savunma‑hücum dengesini nasıl yönettiğini gözler önüne seriyor.
COVID-19 döneminde 6 ay takımsız kalması, Folcarelli için bir kırılma anı oldu. “Kendimi hiç bırakmadım. Alt ligde fırsat bulup yeniden kendimi gösterdim. İlk profesyonel sözleşmemi imzalamak hayatımın en mutlu anıydı” diyerek bu sürecin kişisel ve sportif gelişimine etkisini vurguladı.
Oyuncu, Trabzonspor’a transferinin büyük bir adım olduğunu ve kulübün hem saha içinde hem dışındaki desteğinin kariyerini şekillendirdiğini belirtti. “Taraftarımız ve kulübümüz bize müthiş destek veriyor. Bu aile içinde kendimi sürekli geliştiriyorum” şeklinde duygularını dile getirdi.
Folcarelli, “Kimsenin neyi başarabildiğinizi söylemesine izin vermemek” diyerek kendi başarısının anahtarını özetledi. Hedefe ulaşmak için mücadele etmenin ve inatla ilerlemenin önemini vurguladı.
Türkiye’ye geldikten sonra “Trabzon’da futbol sevgisinin bu kadar yoğun olduğunu beklemiyordum” diyen Folcarelli, şehir halkının yardımseverliğini ve tribün enerjisinin rakibi zorladığını ifade etti. “Baskı, rakibe zor anlar yaşatıyor” sözleri, yerel tutkunun oyuncu üzerindeki etkisini gösteriyor.
Türk futbolunun fiziksel mücadele seviyesinin çok yüksek olduğunu ve maçların son bölümlerinde kondisyonun belirleyici olduğunu belirten Folcarelli, “Hakem hataları Fransa’dakinden daha fazla konuşuluyor” diyerek yerel hakemlik kültürüne de değindi.
Saha dışındaki sakin ve esprili kişiliğiyle tanınan oyuncu, sahaya çıktığında “tamamen değişirim, rakibi ısırmam gerekiyorsa çekinmem” diye, rekabetçi ruhunu ortaya koydu. Hakem hatalarına karşı duyduğu öfke ise “adalet benim için çok önemli” şeklinde özetleniyor.
Folcarelli, çocukluğunda Ronaldinho’nun formasıyla büyüdüğünü ve gençlik döneminde Iniesta’yı örnek aldığını belirtti. Futbolculuk sonrası scouting ya da gözlemci olarak görev almak istediğini de ekledi.
Fransız futbolcunun hayalindeki dünyanın en iyi 11’i şu isimlerden oluşuyor: “Neuer, Marcelo, Ramos, Thiago Silva, Dani Alves, Iniesta, Busquets, Yaya Toure, Ronaldinho, Messi, Ronaldo Nazario.”