Sarkozy‘nin temyiz başvurusu, Yargıtay’ın telekulak davasına ilişkin kararını gözden geçirmesi talebiyle mahkemeye sunulmuştu. Ancak mahkeme, mevcut kararın kesin olduğunu belirterek itirazı reddetti ve alt mahkemenin verdiği 6 ay tecilli 1 yıl hapis cezasını onayladı.

2014 yılında ortaya çıkan telekulak skandalı, Fransız istihbarat servisi DGSE’nin, 2012-2013 seçim kampanyası sırasında rakip siyasi partilerin telefon dinlemelerini içeriyordu. Sarkozy, o dönemde cumhurbaşkanlığı görevindeyken, bu illegal dinleme operasyonlarını bilerek onayladığı iddiasıyla yargılandı.
Bu karar, 2024 yılında Libya davasında verilen mahkumiyetin ardından Sarkozy‘nin adli siciline eklenen ikinci kesinleşmiş ceza niteliği taşıyor. Libya davasında, eski cumhurbaşkanının Fransa’da yolsuzluk ve yasa dışı mali işlemlerle suçlandığı ve 6 ay hapis cezasına çarptırıldığı bildirilmişti.
Fransız siyasi çevreleri, kararın ülke içindeki bölünmüş toplumu daha da derinleştireceği konusunda uyarılarda bulundu. Muhalefet partileri, Sarkozy‘nin cezasının caydırıcı bir örnek olması gerektiğini savunurken, bazı merkez sağ liderler itirazın hukuki temellere dayandığını ve yeni bir temyiz sürecinin mümkün olduğunu belirttiler.
Hukuk uzmanları, cezanın “tecilli” olmasının, Sarkozy’nin cezaevinde geçireceği sürenin hâlâ belirsiz olduğuna işaret ettiğini ve cezanın tam olarak ne zaman uygulanacağı konusunda spekülasyonların sürdüğünü vurguluyor.
Halk arasında ise görüşler ikiye bölünmüş durumda; bir kesim eski liderin adalet önünde hesap vermesini memnuniyetle karşılarken, diğer kesim ise siyasi motivasyonlu bir yargılamanın olabileceği endişesini dile getiriyor.