Presbiyopi, yaşlanmanın doğal bir yan etkisi olarak 40 yaşının üzerindeki bireylerde mercek esnekliğinin azalmasıyla ortaya çıkan bir görme bozukluğudur. Mercek, yakındaki nesnelere odaklanmak için şekil değiştirebilir; ancak yaş ilerledikçe bu esneklik kaybolur ve yakın mesafedeki okumalar bulanıklaşır.
2015 yılında dünya genelinde 1,8 milyar kişiyi etkileyen presbiyopi, 2030 yılına gelindiğinde 2,1 milyar kişiye ulaşması bekleniyor. Türkiye’de 40‑50 yaş arası nüfusun %70’i, 65 yaş üzerindekilerin ise %90’ı bu soruna yakalanıyor. Bu yüksek oran, görme kaybının sosyal ve ekonomik etkilerini de beraberinde getiriyor.
Yaşlanmanın yanı sıra, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipermetropi gibi sistemik rahatsızlıklar ve antihistaminik, antidepresan gibi uzun süreli ilaç kullanımları presbiyopinin erken ortaya çıkmasına neden olabilir. Özellikle dijital ekran başında uzun saatler geçiren bireylerde göz yorgunluğu ve “20‑20‑20 kuralı” uygulanmadığında risk artar.

En yaygın şikayetler arasında yakın okuma sırasında baş ağrısı, yazıların bulanıklaşması ve harfleri net görememe bulunur. Bu belirtiler, özellikle uzun süreli ofis, tasarım ve bilişim gibi meslek gruplarında yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Uzmanlar, yılda en az bir kez göz muayenesi yapılmasının hastalığın erken teşhisi ve ilerlemesinin yavaşlatılması için kritik olduğunu vurguluyor.
Presbiyopi tedavisi, hastanın yaşam tarzına ve görme ihtiyacına göre şekillenir:
Gözlük ve kontakt lens: Tek odaklı, progresif (çok odaklı) ve bifokal gözlükler en sık kullanılan yöntemlerdir.
Cerrahi müdahaleler: Refraktif lazer (LASIK, SMILE) ve çok odaklı intraoküler lens (IOL) implantasyonu, gözlük bağımlılığını azaltmak isteyen hastalar için popüler seçeneklerdir.
Lens implantları: Doğal mercek yerine özel tasarlanmış yapay lenslerin yerleştirilmesi, hem yakın hem orta hem de uzak mesafelerde net görüş sağlar.
Presbiyopinin ilerlemesini yavaşlatmak için şu öneriler uygulanabilir:
Bu önlemler, sadece presbiyopi değil, genel göz sağlığının korunmasına da katkı sağlar.
Bilim insanları, mercek elastikiyetini geri kazandırmayı hedefleyen genetik ve farmakolojik araştırmalar yürütüyor. Ayrıca, akıllı gözlük ve artırılmış gerçeklik (AR) çözümleri, presbiyopi hastalarının günlük yaşamda daha rahat hareket etmelerini sağlayacak yeni teknolojik yaklaşımlar arasında yer alıyor.
Unutulmamalıdır ki, erken tanı ve kişiye özel tedavi planı, görme kalitesinin korunması ve yaşam kalitesinin artırılması için en etkili yoldur. Presbiyopi belirtileri yaşamınızı etkilemeye başladıysa, vakit kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına başvurmanız önerilir.