Papa 14. Leo, Anıtkabir’i ziyaret etti! İşte Özel Defter’e yazdığı not

Papa 14. Leo, Anıtkabir’i ziyaret etti! İşte Özel Defter’e yazdığı not
Yayınlama: 27.11.2025
5
A+
A-

Papa 14. Leo, Türkiye’ye ilk dış gezisini gerçekleştirdi. Anıtkabir ziyaretinde çelenk bıraktı, Özel Defter’i imzaladı ve ülkeye barış temennileriyle dolu bir not bıraktı.

Papa 14. Leo’nun Türkiye ve Lübnan’ı kapsayan ilk dış gezisi

Papa 14. Leo, 2025 yılının kasım ayı ortalarında Ankara’ya ayak bastı. Esenboğa Havalimanı’na Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve bir dizi üst düzey devlet yetkilisinin oluşturduğu karşılama heyeti eşlik etti. Vatikan Devlet Sekreteri Kardinal Pietro Parolin ve Dışişleri Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher da papayı selamladı. Gezi, 70’i aşkın gazetecinin de katıldığı bir medya ekibiyle aynı anda duyuruldu.

Anıtkabir ziyareti ve Özel Defter

Başkentteki ilk durak, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir oldu. Papa, Anıtkabir önünde çelenk bırakarak saygı duruşunda bulundu ve “Türkiye’yi ziyaret edebilmiş olmam için Tanrı’ya şükrediyorum” şeklindeki duygusal mesajını paylaştı.

Çelenk töreninin ardından Papa, Misak-ı Milli Kulesi’ne geçerek Anıtkabir Özel Defteri‘ni imzaladı. Deftere yazdığı notta şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’yi ziyaret edebilmiş olmam için Tanrı’ya şükrediyorum ve bu ülkenin ve halkının üzerine bolca barış ve refah lütfu diliyorum.” Bu not, hem Türkiye‑Vatikan ilişkilerine yeni bir sayfa açması hem de iki ülke arasındaki ekumenik diyaloğun pekişmesi açısından büyük öneme sahip.

Resmi program ve görüşmeler

Papa, Ankara’dan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne yöneldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Papa 14. Leo’yu resmi törenle karşıladı; iki lider bir arada, İslami ve Hristiyan dünyasının ortak değerlerini konuşmak üzere baş başa oturdu. Görüşme süresince dinlerarası hoşgörü, mülteciler konusunda ortak politika ve iklim değişikliği gibi küresel konulara değinildi.

Papa ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’na da uğradı. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ile bir araya gelen Papa, Türkiye’deki İslam‑Hristiyan diyaloğunu güçlendirecek iş birliği projelerinden bahsetti.

Ankara’dan İstanbul’a, ardından İznik ve Bursa’ya

Külliye ziyaretinden sonra Papa, akşam saatlerinde Ankara’dan İstanbul’a geçiş yaptı. İstanbul’da ilk durağı Saint‑Esprit Katolik Kilisesi (Harbiye) oldu; burada piskoposlar, rahipler ve din adamlarıyla ekumenik bir ayin düzenlendi. Ardından Fransız Fakirhanesi ziyareti ve ardından Bursa’ya helikopterle geçiş yaparak İznik’te Birinci İznik Konsili’nin 1700. yıl dönümüne katıldı.

İznik’teki ayinde, Aziz Neophytos Bazilikası ve su altı arkeolojik kazılarıyla ilgili açıklamalar da yapıldı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, “Papa’nın ziyareti, bu tarihi kiliseyi uluslararası bir hac merkezine dönüştürebilir” diyerek, turizmin ve kültürel mirasın korunmasının önemine değindi.

İstanbul ve diğer şehirlerdeki ekibatanik program

29 Kasım’da Sultanahmet Camisi ziyareti planlanırken, aynı gün Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi ve Aya Yorgi Kilisesi de programda yer alıyor. Papa, Fener Rum Patriği Bartholomeos ile ortak bir bildiriyi imzalayarak Ortodoks ve Katolik kiliseleri arasındaki iş birliğini pekiştirecek.

Papa 14. Leo’nun Türkiye’deki programı, 30 Kasım’da Volkswagen Arena’da düzenlenecek ekumenik ayin ile sona erecek. Ayinin ardından Papa, Atatürk Havalimanı’ndan özel uçağıyla ikinci aşama olarak Lübnan’ın başkenti Beyrut’a doğru yola çıkacak.

Tarihsel bağlam ve önceki papalık ziyaretleri

Papa 14. Leo, Türkiye’ye gelen beşinci papadır. Önceki ziyaretlerde 2014’te Papa Francis, 2006’da Papa Benedikt XVI, 1979’da Papa John Paul II ve 1967’de Papa Paul VI ülkeyi dolaşmıştı. Her bir ziyaret, Türkiye‑Vatikan arasındaki kültürel ve dini diyaloğa yeni bir ivme kazandırmış, özellikle ekumenik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlamıştır.

İznik’teki arkeolojik kazıların önemi

İznik’te sürdürülen su altı arkeolojik çalışmaları, 2015’te başlatılmış ve hâlen devam etmektedir. Prof. Dr. Şahin, “Kutsal Pederler Kilisesi olarak bilinen yapı, erken Hristiyanlık dönemine ait kritik bilgiler barındırıyor” açıklamasını yaptı. Bu çalışmalar, bölgenin UNESCO Dünya Mirası listesindeki potansiyelini de artırıyor.

Bu ziyaret, sadece bir diplomatik tur değil; aynı zamanda kültürel miras, ekumenik diyalog ve bölgesel barış temalarını birleştiren çok katmanlı bir etkinlik olarak değerlendiriliyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.