Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı ve Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC’ye “hep beraber sahip çıkılması” gerektiğini vurgulayarak, “Esas bizim isteğimiz, başka ülkelerde yaşayan insanların o topraklarda mülk ya da konut sahibi olması değil, ana vatan Türkiye’de yaşayan kardeşlerimizin o topraklardan mülk ve konut sahibi olmasıdır.” şeklinde çarpıcı bir açıklama yaptı.

Bu konuşma, aynı gün İstanbul Fuar Merkezi’nde devam eden 11. Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo Uluslararası Ticaret Fuarı çerçevesinde yapıldı. Zirve, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC) işbirliğiyle, Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu koordinasyonunda organize edildi.
Ataoğlu, fuarda KKTC’nin tüm sanayi ve ticaret odalarının, yerli üreticilerle birlikte stant kurduğunu ve bölgenin potansiyelini uluslararası yatırımcılara tanıttığını belirtti. “Burada KKTC’nin potansiyelini anlatmaya çalışıyoruz” diyerek, B2B görüşmelerinin işbirliği ve yeni ticaret anlaşmalarına zemin hazırladığını sözlerine ekledi.
KKTC’de son 11 yılda sağlık turizmi alanında ciddi yatırımlar yapıldığı vurgulandı. Ataoğlu, “Şu anda ülkedeki sağlık turizmi oldukça iyi durumda ve her geçen gün bu amaçla gelen turist sayısı artıyor” diyerek, özellikle diş, estetik ve rehabilitasyon hizmetlerinin yabancı hastalar tarafından tercih edildiğini söyledi. Bu artışın, bölgenin ekonomik çeşitliliğine katkı sağladığını ve yerel istihdamı güçlendirdiğini dile getirdi.
KKTC’nin turizmde markalaşması için hayata geçirilen “Ada Kıbrıs” projesi, geçen yıl ile bu yıl arasında turist ve yatırımcı sayısında %30‑40 artışa yol açtı. Ataoğlu, “Türkiye’nin en ücra köşesine dahi çağrıda bulunduk, aynı dili, aynı dini ve aynı para birimini paylaştığımız bir adamız var” diyerek, projeye verilen destek ve Tanıtım kampanyalarının etkisini vurguladı. Türk Hava Yolları (THY) ve Pegasus gibi havayolu şirketlerinin uçak bileti fiyatlarına dokunuşu, özellikle televizyon reklamları sayesinde bu artışı tetikledi.
Bu artışın, turizm harcamalarının %30‑40 oranında yükselmesine ve yerel üreticilerin ihracatının artmasına yol açtığını, dolayısıyla hem Türkiye hem de KKTC ekonomisine katma değer sağladığını belirtti. “Bu sadece bizim kendi üreticilerimizle kalmayıp, ana vatan Türkiye’de yapılan ihracatın bize gelmesiyle de hem Türkiye’ye hem de KKTC’ye fayda sağlıyor” ifadeleriyle, iki ülke arasındaki ekonomik entegrasyonun önemine dikkat çekti.
İnşaat sektöründe de hareketlilik olduğu, yeni konut projeleri ve turistik altyapı yatırımlarının hız kazandığı belirtiliyor. Ataoğlu, “İnşaat sektörüyle birlikte eğitim sektörü de değerli; öğrencilerimizin %50‑%60’ı Türkiye’den geliyor” diyerek, iki yönlü insan akışının yatırım potansiyelini güçlendirdiğini vurguladı.
1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na atıfta bulunan Ataoğlu, “Aynı duygular içerisinde yaşayan iki kardeş ülke olduğumuz bilinciyle hareket ediyoruz. KKTC’nin önemini anlatmakla değil, yaşamakla daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum” şeklinde bir mesaj verdi. Bu söylem, bölgedeki barış ve istikrarın sürdürülebilir kalkınma için temel olduğunu bir kez daha hatırlattı.