Kış aylarıyla birlikte zatürre insidansı artar ve hastalar genellikle basit bir üst solunum yolu enfeksiyonu olarak düşünür. Ancak aynı akciğer lobunda birden fazla kez tekrarlayan zatürre, altta yatan daha ciddi bir patolojinin, özellikle de akciğer kanseri ya da bağışıklık sistemi bozukluklarının habercisi olabilir. Uzmanların uyarısı, sigara içen ve yaşlı bireylerde bu durumun göz ardı edilmemesi gerektiğidir.

Prof. Dr. Kemal Karapınar, “Aynı bölgede tekrarlayan zatürre, aslında akciğer kanserinin habercisi olabilir” diyerek, hastaların iyileşmeyen enfeksiyonlarda vakit kaybetmeden ileri tetkik yaptırmalarının önemine vurgu yaptı.
Uzmanlar, tekrarlayan zatürre şüphesi olan hastalara yüksek çözünürlüklü bilgisayarlı tomografi (HRCT) ve pozitif emisyon tomografisi (PET) gibi ileri görüntüleme yöntemlerini öneriyor. Antibiyotik tedavisine rağmen semptomların devam etmesi, altta bir tümörün varlığının en kritik işareti olarak kabul ediliyor. Görüntüleme sonucunda şüpheli lezyon tespit edilirse, hastanın göğüs cerrahisi uzmanı kontrolünde detaylı bir biyopsi (EBUS, bronkoskopi) yapılması gerekir.
Prof. Dr. Kemal Karapınar, “Eğer lezyon operasyona uygun bulunursa, cerrahi müdahale hayati bir adımdır” diyerek, sleeve rezeksiyon ve ekstended akciğer rezeksiyonu gibi karmaşık tekniklerin kullanılabileceğini belirtti. Amacın, en az 1 cm güvenli sınırla tümörü tamamen çıkarmak ve nüks riskini sıfıra yaklaştırmak olduğu vurgulandı. Kapalı (video‑assisted) torakoskopik cerrahi çoğu vakada tercih edilse de, tümörün merkezi konumu açık cerrahi gerektirebilir.
Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, “Virüs ve bakteriyel enfeksiyonların artış gösterdiği kış döneminde, özellikle damlacık yoluyla bulaşma riski yükselir. Ancak zatürre sadece bir enfeksiyon olmayıp, bağışıklık sistemi zayıflığı ya da onkolojik bir süreç de işaret edebilir” dedi. Sigara içen 50‑ yaş üstü bireylerde tekrarlayan zatürre, akciğer kanseri erken evresinin en belirgin klinik bulgularından biri olabilir.
Uzmanlar, her tekrarlayan zatürre olayının detaylı bir şekilde değerlendirilmesini, antibiyotik tedavisinin yanı sıra solunum fonksiyon testleri, kanser tarama programları ve bağışıklık değerlendirmeleri ile desteklenmesini öneriyor.
Bu uyarılar, erken tanının yaşam kurtardığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne seriyor ve hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını daha dikkatli olmaya çağırıyor.