CARGILL, “Ekonomik Etki Analizi” adlı raporunda, şirketin 2023 yılı faaliyetlerinin ülke ekonomisine nasıl bir ivme kazandırdığını sayısal verilerle ortaya koyuyor. Raporda, Sabancı Üniversitesi’nden Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gökhan Özertan’ın akademik liderliğinde, TÜİK verileriyle uyumlu Girdi‑Çıktı metodolojisi kullanıldı.

Rapora göre, Cargill’in 2023 yılı net hasılatı 678,3 milyon dolar idi. Şirketin tedarik zinciri ve hane halkı harcamaları aracılığıyla 2,8 kat bir çarpan etkisi yaratarak toplam 1,9 milyar dolar ekonomik büyüklük oluşturduğu belirlendi. Bu değer, yalnızca gıda ve tarım sektörleriyle sınırlı kalmayıp lojistik, hizmet ve yan sektörlerde de geniş bir etki alanı yaratıyor.
Cargill’in Türkiye’de 825 kişilik doğrudan istihdamı bulunuyor. Analiz, bu doğrudan istihdamın 14.034 kişilik toplam istihdam etkisi yarattığını gösteriyor; yani her bir Cargill çalışanı, ülke ekonomisinde ortalama 14 ek iş yaratıyor. Bu bulgu, şirketin iş gücüne sağladığı katma değerin yalnızca şirket içinde kalmadığını, geniş çaplı bir istihdam zinciri oluşturduğunu ortaya koyuyor.
Rapor, şirketin sağladığı her 1 TL’lik doğrudan katkının Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’da (GSYH) 5,4 TL artışa dönüşebildiğini gösteren çarpan etkisine dikkat çekiyor. Bu çarpan sayesinde, Cargill’in 2023 GSYH’ye toplam katkısı 588 milyon dolar olarak ölçüldü. Böyle bir etki, sadece tarım sektörünün değil, bütün ekonomi kollarının büyümesine ivme kazandırıyor.
Şirket, 2023 yılında devlete 88,3 milyon dolar vergi geliri sağladı. Bu rakam, Cargill’in sadece özel sektörde değil, kamu maliyesinde de önemli bir pay sahibi olduğunu gösteriyor. Vergi gelirleri, altyapı yatırımları ve sosyal programların finansmanına doğrudan katkı sağlıyor.
Cargill, ekonomik katkısının yanı sıra 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı ile 27 ilde 7.000’den fazla çiftçiye ulaşarak %20’ye varan verim artışı elde etti. Ayrıca İznik Gölü’nün korunması için Su Geri Dönüşüm Projesi, Balıkesir’de kurulan güneş enerjisi panelleri (yılda 1.500 ton CO₂ tasarrufu) ve Orhangazi’de planlanan dünya standartlarında bir Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezi gibi projelerle sürdürülebilirlik vizyonunu pekiştiriyor.
Amerikalı ekonomist Wassily Leontief tarafından geliştirilen ve 1973 Nobel Ekonomi Ödülü’ne yol açan Girdi‑Çıktı modeli, sektörler arası etkileşimleri nicel olarak ölçmek için kullanıldı. Bu metodoloji sayesinde, Cargill’in tarım, gıda üretimi, dağıtım ve ilgili yan sektörlerde yarattığı katma değer, istihdam, ticaret ve vergi gelirleri gibi unsurlar ayrıntılı olarak ortaya konuldu.
“Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmaya devam edeceğiz.” diyen Cargill Gıda META Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu, şirketin uzun vadeli bağlılığını vurguladı. Tarakçıoğlu, raporun şeffaf ve bilimsel metodolojiyle hazırlanmasının, Cargill’in sadece üretim ve istihdamda değil, tarımdan lojistiğe, gıdadan hizmet sektörlerine kadar geniş bir ekosistemi desteklediğini gösterdiğini belirtti.
Prof. Dr. Gökhan Özertan, “Cargill gibi küresel bir oyuncunun yerel tedarik zincirleriyle ne kadar derin bir bağ kurduğunu Girdi‑Çıktı modeli net bir şekilde ortaya koyuyor” diyerek raporun bilimsel değerine dikkat çekti. Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ise, “Şirketin sadece kendi sektöründe değil, tarım, ulaştırma ve ticaret gibi birçok alanda yarattığı çarpan etkisi, istihdama pozitif yansımaları kantitatif olarak kanıtlamaktadır” şeklinde yorum yaptı.
Bu kapsamlı analiz, Cargill’in Türkiye ekonomisine sadece bir tedarikçi olarak değil, aynı zamanda bir büyüme katalizörü, istihdam sağlayıcısı ve sürdürülebilirlik öncüsü olarak konumunu pekiştiriyor. Şirketin gelecekteki yatırım planları ve sosyal sorumluluk projeleri, uzun vadeli ekonomik ve çevresel faydalar sağlamaya devam edecek gibi görünüyor.