Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, Türkiye ile 1982 Deniz Hukuku Sözleşmesi temelinde deniz sınırlarını belirlemek üzere müzakereye hazır olduklarını kamuoyuna duyurdu. Hristodulidis, “Ankara’nın teklifiyle aynı zeminde buluşmak, komşu devletlerle yaptığımız gibi deniz sınırlarımızı belirlemek ve bu süreçte ortaya çıkan tüm sorunları diyalogla çözmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

Hristodulidis, aynı zamanda Lübnan ile imzalanan deniz yetki alanı anlaşmasının Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan gelen tepkilere yanıt vererek, “Bu anlaşma bizim deniz yetki alanlarımızı etkilemez; esas odak noktası 1982 sözleşmesi çerçevesinde ortak bir çerçeve oluşturmak” dedi.
Hristodulidis, “Crans‑Montana’da kesilen noktadan itibaren görüşmelerin yeniden başlamasına yarın bile hazırız” diyerek, geçen yılki görüşmelerin devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu ifadeler, Kıbrıs sorununa uzun vadeli, sürdürülebilir bir çözüm arayışının hâlâ aktif olduğunu gösteriyor.
“AB Konseyi Dönem Başkanlığı sırasında da masaya oturmaktan çekinmedik; şimdi de aynı kararlılıkla ilerliyoruz” şeklindeki sözleri, bölgedeki diplomatik çabaların devam edeceğinin sinyalini veriyor.
Hristodulidis ayrıca, “Müzakere sürecinin kazanımlarından yararlanarak, daha önce üzerinde mutabık kalınmış çerçeveye dayalı bir çözüm bulabiliriz” diyerek, geçmişteki protokollerin yeniden değerlendirileceğini ima etti.
Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları, enerji keşifleri ve jeopolitik dengeler açısından kritik bir dönemeç oluşturuyor. Uzmanlar, GKRY ve Türkiye arasındaki bu diyalogun, bölgedeki gerginliğin azalması ve ekonomik işbirliğinin artması yönünde olumlu etkileri olabileceğini belirtiyor.