Muğla’nın Seydikemer ilçesinde 27 Kasım 2025 tarihinde genç bir kızın aniden hayatını kaybetmesi, bölgeyi derin bir üzüntüye sürükledi. 18 yaşındaki Neslinur Topal, zehirlenme iddiası üzerine hastaneye kaldırıldıktan kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi. Olay yerinde yapılan ilk müdahaleler ve polis raporları, ölümün kesin nedeninin hâlâ netleşmediğini gösteriyor.

Otopsi işlemleri Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde uzman patologlar tarafından gerçekleştirildi. İlk bulgulara göre, “gözle görülür herhangi bir anomali ya da dışsal bir değişim saptanmadı.” Ancak toksikolojik ve histolojik analizler için alınan kan, doku ve organ örnekleri laboratuvarlara gönderildi. Yetkililer, otopsi raporunun Kimya İhtisas birimi tarafından yapılacak detaylı incelemeler sonrasında netleşeceğini belirtti.
Vefat sonrası Neslinur’un cenazesi yakınları tarafından alınarak defnedildi. Aynı evde yaşayan ailesi de sağlık kontrolünden geçirildi. Anne, baba ve bir kız kardeşi Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne müşahede altında alındı, diğer iki kız kardeşi ise daha ileri tetkik ve tedavi için İzmir’de bir hastaneye sevk edildi. Aile üyelerinin durumuyla ilgili net bilgi verilmezken, hastane yetkilileri aileye psikolojik destek sağlandığını söyledi.
Muğla Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlattı. Şüpheli bir madde ya da kimyasalın bulunup bulunmadığını araştırmak için evdeki tüm eşyalar, mutfak ve su kaynakları titizlikle analiz ediliyor. Ayrıca mahalle sakinlerinden alınan ifadeler, olayın tam olarak nasıl gerçekleştiğine ışık tutabilir. “Şu an için kesin bir tespit yapamıyoruz, ancak tüm olasılıkları değerlendiriyoruz” diyen yetkililer, otopsi sonuçlarıyla birlikte nihai raporu en kısa sürede kamuoyu ile paylaşacaklarını belirtti.
Bu trajik olay, bölge halkı arasında büyük bir endişe yaratmış durumda. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlarda, benzer zehirlenme vakalarına dair uyarılar ve ailelerin yaşadığı acıya destek mesajları yoğunluk kazanıyor. Uzmanlar, gençlerin ve ailelerin benzer risklere karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini vurgularken, yerel yönetimin de bu tür olayların önlenmesi için hijyen ve güvenlik kontrollerini artırması gerektiğini ifade ediyor.