Van’ın Özalp ilçesine bağlı Emek Mahallesi, 1964 yılında simetrik bir yerleşim planı ile inşa edilmiştir. O dönemde bölgeye, Trabzon’un Çaykara ilçesinden göç eden Karadenizli aileler yerleşmiş ve yeni bir toplumsal dokunun temellerini atmıştır. 1965 yılında kurulan bu mahalle, 60 yıl boyunca mimari bütünlüğünü koruyarak bir yaşam müzesine dönüşmüştür.

Bu görüntü, sararan ağaçların ve simetrik evlerin oluşturduğu kontrastın sonbahar ışığında nasıl bir kartpostallık sahneye dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.
Mahalledeki evler, aynı cephe yüksekliği, aynı pencere düzeni ve paralel sokaklarıyla bir bütün oluşturur. Zaman içinde mahallenin sakinleri, ana yapıların estetiğini bozmadan küçük eklemeler yaparak hem ihtiyaçlarını karşılamış hem de mimari bütünlüğü korumuştur. Bu yaklaşım, bölgenin kültürel mirasına saygının bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Özellikle kuş bakışı fotoğraflarda, sararan ağaçların simetrik evlerin arasında oluşturduğu kontrast, sonbaharın tüm renk paletini yansıtır. Kahverengi, sarı ve turuncunun tonları, binaların beyaz duvarlarıyla birleşerek eşsiz bir estetik yaratır. Bu doğal ve yapay öğelerin uyumu, fotoğrafçılar ve doğa tutkunları için kaçırılmaması gereken bir manzara sunar.
Mahallenin paralel sokakları ve eşit aralıklarla dizilmiş evleri, hem yürüyüş hem de ulaşım açısından pratik bir ortam sağlar. Bu düzen, özellikle yaşlı ve çocuklu aileler için güvenli bir yürüyüş alanı oluşturur. Ayrıca, ortak yeşil alanların planlı bir şekilde dağıtılması, topluluk bağlarını güçlendirir.
60 yıldır korunan bu mimari doku, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları tarafından koruma altına alınmıştır. Bölgeye gelen turistler, fotoğrafçılar ve akademisyenler, bu benzersiz örnek üzerinden kentsel planlama, mimari koruma ve kültürel sürdürülebilirlik konularında ilham almaktadır. Emek Mahallesi, Türkiye’nin farklı coğrafyalarında benzer koruma projeleri için bir model olma yolunda ilerliyor.