Trump, 22 Haziran’da gerçekleştirilen ve İran’ın Fordo, Natanz ve İsfahan’daki kritik nükleer tesislerine hedeflenen hava saldırısının ardından, bu operasyonun kritik bir unsuru olan B-2 Spirit stealth bombardıman uçaklarını ülkesinin envanterine çok sayıda ekleyeceğini açıkladı. Başkan, bu uçakların “tamamen görünmez” olduğunu vurgulayarak, saldırının başarısının büyük ölçüde bu gizlilik özelliği sayesinde gerçekleştiğini belirtti.

B-2 Spirit, dünyanın en gelişmiş stealth (görünmezlik) teknolojisine sahip stratejik bombardıman uçaklarından biridir. Radar, ısı ve ses izlerini minimize eden tasarımı sayesinde, düşman hava savunma sistemlerini geçerek yüksek hassasiyetli hedeflere ulaşabilir. Uçak, hem nükleer hem de konvansiyonel silahları taşıma kapasitesine sahiptir ve yaklaşık 44.000 km menzile ulaşabilir.
Trump, B-2 uçaklarıyla gerçekleştirilen saldırının “İran’ın nükleer potansiyelini tamamen yok ettiğini” ifade etti. Başkan, bu sonucun, bölgedeki istikrarı sağlamak ve uluslararası nükleer yayılmayı önlemek adına kritik bir adım olduğunu yineledi. Ayrıca, “Bu operasyon, Amerika’nın kararlılığını ve teknolojik üstünlüğünü gösterdi” diyerek, gelecekte benzer operasyonların da olası olduğunu ima etti.
Trump, mevcut B-2 filosunun yanı sıra “çok sayıda” yeni uçak sipariş edildiğini ve bu siparişlerin 2026 yılı içinde teslim alınmasının hedeflendiğini açıkladı. Bu hamle, ABD’nin uzun vadeli hava üstünlüğünü pekiştirecek ve özellikle Orta Doğu’da olası tehditlere karşı daha hızlı ve etkili bir yanıt verme kapasitesi kazandıracak.
Haber, uluslararası alanda farklı tepkilere yol açtı. Avrupa ve Asya’daki bazı ülkeler, artan askeri harcamalar ve bölgesel gerilimin yükselmesi konusunda endişelerini dile getirirken, bazı müttefik devletler ABD’nin savunma kapasitesini artırmasının bölge güvenliğine katkı sağlayacağını savundu. Uzmanlar, bu siparişin yalnızca askeri bir adım değil, aynı zamanda diplomatik bir mesaj taşıdığını belirtiyor.