İndirimli Cuma kampanyaları, perakende sektörü tarafından her ayın ilk Cuma günü düzenlenen bir indirim etkinliğidir. 2025 yılı itibarıyla birçok büyük marka, %30‑%50 arasında fiyat indirimleri sundu. Bu durum, özellikle maaşının bir kısmını harcayan çalışan sınıfı için büyük bir fırsat anlamına geliyordu. İndirimli Cumanin başlamasıyla birlikte sosyal medya üzerinden “alışveriş zamanı” temalı paylaşımlar yoğunlaştı.
Sabahın erken saatlerinde İzmir’in Karşıyaka, Bornova ve Ankara’nın Çankaya, Çayyolu bölgelerindeki büyük alışveriş merkezlerinde dakikalarca süren kuyruklar görüldü. Vatandaşlar, AVM giriş kapılarının önünde telefonlarını çıkarıp bekleme anlarını kaydetti. Çekilen videolarda, iki saatten fazla süren kuyrukların yanı sıra, “İndirimli Cuma’da her şey daha ucuz” gibi sloganlar da duyuluyordu.
İzmir, CHP’nin uzun yıllardır hâkim olduğu bir şehir olarak “kale” tabiriyle anılıyor. Bu sabah, bir vatandaş telefon kamerasıyla kaydettiği görüntülerde, kalabalığın arasından şu sözleri söyledi: “Sözde ekonomi çok kötü… Maaşlar yetmiyor diyorlar, bakın buyurun. Daha arkası var.” Bu açıklama, “ekonomi kötü” söylemlerine eleştirel bir bakış olarak sosyal medyada hızla yayıldı ve binlerce yorum aldı.

Video, Twitter, Instagram ve TikTok’ta #İndirimliCuma ve #SözdeEkonomi hashtag’leriyle trend oldu. Bazı ekonomistlerin yorumlarına göre, bu tür kampanyaların kısa vadeli tüketimi artırması olumlu olsa da, uzun vadede enflasyonist baskıyı tetikleyebileceği uyarısı yapıldı. Öte yandan, CHP temsilcileri, vatandaşın sözlerini “halkın gerçek duygularını yansıtıyor” diyerek destekledi.
İndirimli Cuma’nın getirdiği alışveriş çılgınlığı, hem ekonomik hem de siyasi tartışmaları bir araya getirdi. Vatandaşların kuyruklarda geçirdiği süre, “ekonomi kötü” söylemlerine karşı bir protesto niteliği taşıyor gibi görünüyor ve bu durum, önümüzdeki haftalarda medyada ve kamuoyunda tartışılmaya devam edecek.