Ortalama hanehalkı büyüklüğü 3,11’e gerilemiş, hanelerin %57’sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. TÜİK projeksiyonları, önümüzdeki beş yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısının 900 bin azalacağını gösteriyor. 2010 yılında hane başına ortalama 4,2 kişi iken, 2024 itibarıyla bu oran kısa sürede %25 azaldı.
Genişleyen Tek Kişilik Hane oranı %20’ye ulaşmış; bu durum aile içi dayanışmanın zayıfladığını ve sosyal izolasyonun arttığını işaret ediyor.
Bu veriler, ülkemizin demografik yapısının “kalabalık yalnızlık” kavramı çerçevesinde yeniden şekillendiğine işaret ediyor.

Bakan Göktaş, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu Kongre Merkezi’nde açılan şura kapsamında, “Aileyi konuşurken aslında şehrin geleceğini, ülkenin yarınlarını konuşuyoruz” dedi. Hızlı kentleşme, dijitalleşme ve küreselleşmenin aile yapısına olumsuz etkileri üzerinde durdu. Evlilik yaşının yükselmesi, boşanma oranının artması ve hiç evlenmeme eğilimleri, tek kişilik hanelerin yükselmesine yol açıyor.
Modern şehir yaşamının getirdiği yoğun iş temposu ve trafikte kaybolan saatler, ebeveyn‑çocuk bağını zayıflatıyor. Türk Dil Kurumu’nun 2024 kavramı “Kalabalık yalnızlık”, bu sosyal değişimin bir yansıması olarak öne çıkıyor.
Bakan Göktaş, “Medya ve dijital platformlar, hız ve tüketim kültürünü merkeze alan bir düzeni dayatıyor” diyerek, popüler kültürün aile ve evlilik algısını değersizleştirdiğini belirtti. Cinsiyetsizleştirme söylemlerinin aile yapısının temel dayanaklarını hedef aldığını vurguladı.
2025 Aile Yılı’nın bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Göktaş, “Aile Dostu Ekosistem” vizyonu kapsamında 15 bin etkinlik, bin 926 indirim anlaşması ve çeşitli finansal, eğitimsel destekler sağlandığını söyledi. Bu çalışmalar, ailelerin nüfus yapısını güçlendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir seferberlik olarak tanımlandı.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Aile, medeniyetimizin kutsal temeli; şehir ise bu temelin büyüdüğü, kök saldığı mekandır” diyerek, aile‑şehir bağının yeniden güçlendirilmesinin zorunluluğuna vurgu yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2025’i “Aile Yılı”, 2026‑2035’i “Aile ve Nüfus 10 Yılı” olarak ilan etmesi, devletin bu alandaki kararlılığını gösteriyor.
Konya Valisi İbrahim Akın ise, şuranın yerel yönetimlerin aile odaklı hizmet kapasitesini artırmayı, dijital destek mekanizmalarını güçlendirmeyi ve ruh sağlığı, risk önleme gibi konuları kapsayan geniş bir çerçevede ele alacağını belirtti.
Bu açıklamalar, sosyal politika alanında yeni düzenlemelerin habercisi olarak algılanıyor. Demografik eğilimlerin ekonomik büyüme, iş gücü piyasası ve sosyal güvenlik sistemi üzerindeki olası etkileri, hükümetin uzun vadeli planlamasında kritik bir yer tutuyor.
Uzmanlar, hanehalkı küçülmesinin konut talebini, eğitim altyapısını ve sağlık hizmetlerinin dağılımını yeniden şekillendireceğini uyarıyor. Bu bağlamda, aile dostu şehir projeleri ve destekleyici politikalar, ekonomik istikrar ve sosyal bütünlüğün korunması açısından hayati önem taşıyor.