Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü, 2025‑2026 sezonunda 1. Amatör Lig A ve B gruplarında oynanacak 7 maçı deplasman seyircisiz olarak düzenleme kararı aldı. Karar, İl Spor Güvenlik Kurulu Kararı adı altında kulüplere tebliğ edildi ve 27 Kasım’da Emniyet Müdür Yardımcısı Erol Taş imzasıyla yayımlanan dökümanda, her iki takım için maksimum 10 kişilik protokol listesi oluşturulması gerektiği belirtildi. Bu karar, hem kulüp yöneticileri hem de taraftarlar tarafından büyük bir **eleştiri**yle karşılandı.

Kararın İl Spor Güvenlik Kurulu tarafından alınmadığı iddiasıyla kulüp başkanları derhal itirazda bulundu. İtiraz dilekçelerinde, “Deplasman haktır, kısıtlanamaz” ifadesiyle, kararın yasal dayanağının eksik olduğu ve futbolun ruhuna zarar vereceği vurgulandı. Vali Yardımcısının başkanlık yaptığı toplantıda, güvenlik önlemlerinin gözden geçirilmesi ve kararın yeniden değerlendirilmesi talep edildi. Sonuçta, aynı gün içinde karar iptal edildi ve maçların normal seyirci kapasitesiyle oynanacağı duyuruldu.
1969 Bilecik Spor Kulübü taraftar grubu Belekoma Tayfa, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada “2 sezondur Bilecik futboluna getirilen deplasman yasaklarına tamamen karşıyız” diyerek karara karşı duruşunu netleştirdi. Grup, yasakların sadece bir kulüp değil, tüm taraftar topluluklarına yönelik bir saygısızlık olduğunu belirtti ve “Tribün varsa futbol vardır” sloganıyla deplasman hakkının geri getirilmesini talep etti. Bu açıklama, yerel medyada geniş yankı buldu ve kararın iptal sürecini hızlandırdı.
Kararın iptaliyle birlikte 1. Amatör Lig A Grubu maçları 30 Kasım’da, B Grubu ise 29 Kasım’da oynanacak. Emniyet yetkilileri, hâlâ statların fiziki şartları ve güvenlik tedbirleri konusunda sıkı denetimler yapacaklarını, ancak seyirci sayısının önceki sınırlamalara göre artırılmasına izin verdiklerini açıkladı. Ayrıca, taraftar gruplarının maç öncesi planladıkları organizasyon (evlilik teklifi, doğum günü vb.) için önceden bildirimde bulunma zorunluluğu sürüyor.
Bu gelişmeler, Bilecik futbolunun geleceği ve güvenlik politikalarının yeniden şekillenmesi açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.