Almanya, Gazzeden gelen 8 eşeğe sığınma hakkı tanıyarak uluslararası medyada şaşkınlık yarattı. Bu karar, ülkenin hayvan koruma mevzuatı çerçevesinde verildi ve güvenlik kaygılarıyla reddedilen bir Filistinli bebek girişine kıyasla çarpıcı bir tezat oluşturdu.
Berlin yönetimi, güvenlik gerekçesiyle bir Filistinli bebek girişini reddetmişti. Yetkililer, “ülkeye girişte potansiyel güvenlik açığı oluşabileceği” gerekçesiyle bu kararı açıkladı. Kararın ardından insan hakları savunucuları ve uluslararası gözlemciler eleştirilerini yoğunlaştırdı.

Öte yandan, aynı dönemde Alman Hayvan Koruma Kurumu, 2023 yılından bu yana Gazze’den getirilen 8 eşeğin sığınma hakkı talebini onayladı. Bu eşekler, çatışma bölgelerinde hayvan hakları örgütleri tarafından kurtarılmış ve Almanya’ya nakledilmişti. Yetkililer, “hayvan refahı ve koruma yasaları kapsamında bu hayvanların ülkemizde güvenli bir ortamda bakımını sağlamak zorunludur” şeklinde açıklama yaptı.
Bu iki farklı yaklaşım, Almanya’da hem iç politikada hem de dış ilişkilerde bir gerilim yarattı. Bir yanda güvenlik kaygıları üzerine odaklanan politikalar, diğer yanda hayvan hakları ve uluslararası insani yardım çabaları çelişiyor. Uzmanlar, “ülke, bir yandan insan güvenliğini ön planda tutarken, diğer yanda hayvanların korunması konusunda örnek bir tutum sergiliyor” diye yorumladı.
Kararın yankıları, Avrupa Birliği içinde de geniş yankı buldu. AB üyesi ülkeler, güvenlik ve insani yardım politikalarını nasıl dengeleyecekleri konusunda ortak bir çerçeve oluşturma ihtiyacını vurguladı. Almanya’nın bu tutumu, diğer üye devletlerin benzer durumlarla karşılaştıklarında izleyecekleri yolu da şekillendirebilir.
Sosyal medyada ise konu, #AlmanyaEşek ve #GüvenlikDebatı etiketleriyle viral oldu. Kullanıcılar, “Bir bebek reddedilirken, bir eşeğe ev veriliyor; bu adalet mi?” gibi sorular yöneltti. Bazı yorumcular ise “hayvan hakları ihmal edilmemeli, ama insan yaşamı her zaman öncelikli olmalı” diyerek iki taraflı bir tartışma ortamı yarattı.