TÜRK-İŞ, her ay yürüttüğü Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması kapsamında Kasım 2025 verilerini yayımladı. Araştırma, çalışanların geçim koşullarını ve temel tüketim kalemlerindeki fiyat değişimlerini aile bütçelerine yansıtıyor. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken gıda harcaması 29.828 TL olarak hesaplandı. Aynı ailenin konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu harcamalarını da içeren yoksulluk sınırı ise 97.159 TL seviyesine ulaştı.

Bu rakamlar, bir bekar çalışanın yaşama maliyetinin aylık 38.752 TL olduğu gerçeğiyle birlikte, hanehalkı gelirlerinin ne kadar zor bir denge içinde olduğunu gösteriyor. Gıda fiyatlarındaki değişimler özellikle dikkat çekiyor: Süt fiyatları artarken, peynir ve yoğurt fiyatlarında belirgin bir değişiklik görülmedi. Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller grubunda kıyma ve kuşbaşı et fiyatı sabit kaldı, ancak hamsi ve istavrit gibi en çok tüketilen balıkların fiyatları geriledi.
Tavuk etinin kilogram fiyatı bu ay geriledi, yumurta fiyatı ise aynı kaldı. Kuru baklagillerde kırmızı mercimeğin fiyatı artış gösterirken, nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimek fiyatları sabit kaldı. Ekmek fiyatı değişmezken, makarna ve pirincin fiyatında hafif bir artış gözlemlendi; bulgur ise bu dönemde en yüksek fiyat artışını yaşadı.
Temel yağ ürünleri grubunda ayçiçek yağı ve tereyağı fiyatı stabil kalırken, margarin kilogram fiyatı artış gösterdi. Zeytinyağının fiyat dalgalanmaları ise devam etti ve siyah ve yeşil zeytin kilogram fiyatları yükseldi. Yağlı tohum ürünlerinde ise önemli bir değişiklik bulunmadı.
Baharat, çay ve ıhlamur fiyatları aynı kaldı. Diğer ürünlerde ise reçelin kilogram fiyatı azaldı, bal ve şeker fiyatları sabit kaldı; salçanın kilogram fiyatı ise bu ay artış gösterdi.
Bu bulgular, enflasyonun farklı ürün gruplarına etkisini ve hanehalkı bütçelerinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, özellikle düşük ve orta gelirli ailelerin yoksulluk sınırının üzerine çıkmaması için sosyal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. TÜRK-İŞ’in bu verileri, hükümetin ve ilgili kurumların gelir dağılımı, asgari ücret ve sosyal yardım politikalarını yeniden gözden geçirmesi için önemli bir referans noktası niteliğinde.