Kurtulmuş, Adana’da bir otelde düzenlenen Sivil Toplum Buluşması programında, şehirdeki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şehit yakınları, gaziler, muhtarlar, iş insanları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
“Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olan Adana’da bulunmak ve siz değerli sivil toplum temsilcileriyle ortak bir zeminde buluşmak büyük bir onur,” diye konuşmasının başında duygularını dile getirdi.

Kurtulmuş, sivil toplum kuruluşlarının demokrasinin en önemli bileşenlerinden olduğunu vurgulayarak, “Yaptığınız çalışmalar Türkiye demokrasisinin güçlenmesine doğrudan katkı sağlıyor” şeklinde bir takdir yürüttü. Ayrıca, siyasi hayatı boyunca ziyaret ettiği her şehirde sivil toplum temsilcileriyle bir araya geldiğini, bu toplantıların somut politika sonuçları doğurmasını hedeflediğini belirtti.
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, Türkiye’nin terörle mücadelesinin ekonomik boyutuna ışık tutmasıydı. 2013 yılında yaptığı bir hesaplamaya göre, terörün Türkiye’ye 1,3 trilyon dolar maliyeti olduğunu ve bu rakamın şu an en az iki katına çıkması gerektiğini ifade etti.
“50 yıldır bu ülkenin ayaklarında büyük bir pranga gibi bağlanan terör, artık geride bırakılmalı” diyerek, terörün tamamen tasfiye edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu bağlamda, TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarını da anlatarak, “Terörün Türkiye’nin gündeminden tamamen kalkması, yeni bir modelin ortaya çıkmasını sağlayacak” şeklinde bir vizyon çizdi.
Kurtulmuş, Türkiye’nin coğrafi konumunun ve jeopolitik imkanlarının dünya sisteminin güçlü ülkeleri arasında göz ardı edilemeyecek bir konuma geldiğini yineledi. Amerika, Çin, Rusya ve AB’nin bölgesel denklemlerinde Türkiye’nin “yok varsayılmadığı” bir gerçek olduğuna dikkat çekti.
“Terör, emperyalist devletlerin vekalet savaşlarının bir unsuru olarak kullanıldı” diyerek, bölgedeki çatışmaların dış güçlerin stratejik oyunlarıyla şekillendiğini ve Türkiye’nin bu oyunları tersine çevirmek zorunda olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, “Sözü güçlü, gücü tesirli Türkiye’nin yüzyılı” ifadesiyle yeni dönemin kapılarını araladığını söyledi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun, ekonomik dönüşüm, savunma sanayi kapasitesinin artırılması ve genç neslin beklentilerine uygun politikalarla şekilleneceğini vurguladı.
“Ekonomi, güç dengeleri, siyaset ve teknoloji her gün hızla değişiyor. Biz de bu değişimlerin öncüsü olmalı, gençlerin beklentilerine cevap verecek bir Türkiye inşa etmeliyiz” diyerek, aktif bir dış politika ve içsel dayanışma mesajı verdi.
Konuşmanın sonunda, “Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusu arasında kardeşlik ve dayanışma ruhu her zaman korunmalı, fitne ve ayrılık hiçbir zaman kabul edilmemelidir” diyerek, toplumsal birliği pekiştirmeye yönelik güçlü bir çağrı yaptı.
Programda Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti milletvekilleri Abdullah Doğru, Sunay Karamık, MHP milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, Yeni Yol Partisi milletvekili Sadullah Kısacık ve çok sayıda eski milletvekili de bulunarak, siyasi yelpazenin genişliğini gösterdi.
TBMM Başkanı’nın bu konuşması, Türkiye’nin güvenlik, ekonomi ve dış politika alanlarında yeni bir döneme girdiğini işaret ediyor. Terörün tasfiyesi, jeopolitik dengelerin yeniden şekillenmesi ve “Güçlü Türkiye” hedefi, hem iç hem dış politika gündeminde öncelikli kalacak.
Uzmanlar, Kurtulmuş’un vurguladığı “aktif tutum” ve “kardeşlik” yaklaşımının, Türkiye’nin bölgesel istikrar ve uluslararası arenada daha etkin bir aktör olma hedefiyle uyumlu olduğunu belirtiyor.