Gazze’de 5 Oğul, 36 Torun: Acı Bir Hikaye

Gazze’de 5 Oğul, 36 Torun: Acı Bir Hikaye
Yayınlama: 29.11.2025
4
A+
A-

Gazze Şeridi’nde, 7 Ekim 2023’ten bu yana süren yoğun bombardımanlar sonucunda binlerce aile yıkıldı. Reda Alouwa da bu felaketin kurbanlarından biri oldu; beş oğlunu ve iki kızını kaybetti, geriye 36 torununu tek başına bırakıldı.

Reda Alouwa’nın Sessiz Çığlığı

Şucaiyye mahallesinde bombalanan evinin yakınlarına kurduğu çadırda, 70’li yaşlardaki bu Filistinli kadının yaşadığı dehşet, “Bizi öldüren, parçalayan ve yerinden etmeye zorlayan soykırımdan önce Şucaiyye mahallesindeki evimde mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşıyordum” sözleriyle özetleniyor. Muhammed adlı en büyük oğlu, savaşın başlamasından iki ay sonra hayatını kaybetti; ardından gelen üç gün yas tutma, dördüncü gün ise bir başka bombalı saldırı; Reda’yı bilinçsiz bırakıp, hastanede komada 6 gün geçirmesine neden oldu. Hastaneden uyanınca, diğer dört oğlunun, iki kızının ve bir torununun hâlâ havada patlayan bombalarla öldüğünü öğrenerek “Hala öldüklerine inanamıyorum. Beni yalnız bıraktılar.” dedi.

Şimdi ise 36 torunu, en küçüğü 1.5, en büyüğü 16 yaşında, yıkılmış ev kalıntıları arasında, yiyecek ve yatak eksikliği içinde yaşam mücadelesi veriyor. Reda, “Üzerinde yattığımız şiltelerde hala kan var. Hiçbir gelir kaynağımız yok ve eşim farklı hastalıklarla boğuşuyor.” diyerek durumun aciliyetini vurguluyor. “Tek isteğim mutlu bir şekilde yaşamaları,” diyor, “ama enkazların arasında, yiyeceksiz, yataksız bir hayat sürmek zorunda kaldık.”

Reda, “Umarım birileri veya herhangi bir kuruluş bu yetimlere bakma konusunda bize yardımcı olur.” diye sesleniyor. Çaresizlik içinde, “Bu ağır bir yük ve tek başıma taşıyamam.” diyor ve yardım talebini ısıtıyor.

Gazze Sosyal Kalkınma Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 40.000’den fazla çocuk ebeveynini kaybetti; birçok aile ise tüm akrabalarını kaybederek yalnız kaldı. Bu rakamlar, Reda gibi yüzlerce ailenin hayatını nasıl altüst ettiğini gösteriyor. Uluslararası kamuoyu ve yardım kuruluşlarının acil müdahalesi, bu tür insanlık dramlarının bir kez daha tekrarlanmaması için kritik bir öneme sahip.

Reda’nın hikayesi, savaşın sadece cephe hatlarında değil, evlerin, ailelerin ve nesillerin üzerinde yarattığı derin izleri gözler önüne seriyor. İnsanlık onuru, barış ve insani yardımın öncelik haline gelmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.