Şehzadeler ve evliyalar diyarı olarak bilinen Amasya’da, 9 tarihi türbe’nin kapılarına asma kilit takıldı. Vakıflar Tokat Bölge Müdürlüğü, yerel dağıtım şirketi YEDAŞ’ın hazırladığı yaklaşık 250 000 TL tutarındaki usulsüz elektrik tüketim faturası üzerine bu kararı aldı.
İddialara göre, türbelerin prizlerine elektrikli soba ve klima takılmış ve bu cihazlar, devletin karşılamadığı ek enerji tüketimi üzerinden büyük bir borç birikmiş. Maliye’nin camilerde olduğu gibi türbelerde de yalnızca aydınlatma elektriğini karşıladığı, ekstra tüketimin ise sorumlulara ait olduğu vurgulandı.

Kapalı türbelerden biri olan Selamet Hatun Türbesi, Pirinçci Mahallesi’nde uzun yıllardır halkın sıkça ziyaret ettiği bir ibadet yeri. Mahalle muhtarı Ahmet Balcı, “Şu an türbe kilitli olduğundan dolayı içeriye girip ziyaret ve dua yapılamıyor. Elektrikte hatalı kullanım var diye kesildi. Yetkililer de kapısını kilitledi.” diyerek durumu eleştirdi.
84 yaşındaki Durmuş Ar ise, “Buranın kapısını kilitlemek ne anlama geliyor? Kadınlar buraya gelir, namaz kılar, dua eder ve huzur bulup gider. Bu durumun düzeltilmesini istiyoruz.” şeklinde duygularını dile getirdi.
Üçler Mahallesi muhtarı Coşan Aylak, “Büyük tefsir alimlerinden Yusuf Sinanüddin Efendi’nin türbe kapısını koruma amacıyla kilitli tuttuğunu ve ziyaretçiler geldiğinde dua etmeleri için açtığını hatırlatmak isterim. Ancak burada evsizler yatıyor, çöpler bırakılıyor, çocukların tuvalet ihtiyaçları karşılanamıyor.” dedi.
Gökmedrese Mahallesi muhtarı Cem Yeni ise Amasya’nın “şehzadeler şehri ve evliyalar diyarı” olduğuna dikkat çekerek, “Türbelerimizin hiçbirinin kapalı olmasını istemiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Tokat Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamaya göre, türbelerin muhtarlık ya da kamu kurumları tarafından sorumluluk alınması durumunda ziyarete açılabileceği belirtildi. “Mevcut durumda türbelere kaçak elektrik ve tesisat bağlantıları yapılmasının önüne geçmek adına türbeler geçici olarak kapatılmıştır. Talep edilmesi durumunda ziyarete açılması ile ilgili çalışma yapılacaktır.” denildi.
Bu açıklama, sorunun sadece teknik bir mesele olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve toplumun manevi ihtiyaçlarıyla da ilgili olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye’de vakıf mülkleri, özellikle tarihi eserler ve dinî yapılar, Maliye Bakanlığı tarafından aydınlatma elektriği için finanse edilir. Ancak ek enerji tüketimi (ısıtma, klima, elektrikli cihazlar) genellikle mülk sahipleri ya da bağışçılar tarafından karşılanır. Usulsüz kullanım tespit edildiğinde, ilgili vakıflar ve dağıtım şirketleri borçlandırma yapabilir; bu da benzer durumların önüne geçmek için sıkı denetimleri beraberinde getirir.
Son yıllarda, benzer nedenlerle kapatılan cami ve türbe sayısının artması, yerel yönetimlerin ve vakıf kurumlarının denetim mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Amasya’da yaşanan bu olay, hem kültürel mirasın korunması hem de kamu kaynaklarının adil dağıtımı konularında bir tartışma başlatıyor.