Washington D.C.’de, Beyaz Saray yakınlarında iki Ulusal Muhafız personeline yönelik ölümcül bir silahlı saldırı gerçekleşti. Olayın şüphelisinin Afgan uyruklu olduğu belirlenince, ABD hükümeti güvenlik endişelerini artırıcı bir adım attı.

ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS), resmi bir açıklama yaparak, “Afgan vatandaşlarıyla ilgili tüm göçmenlik başvurularının işleme alınması, güvenlik ve güvenlik soruşturması protokollerinin yeniden gözden geçirilmesine kadar süresiz olarak durdurulmuştur” dedi. Açıklamada, ülkenin ve Amerikan halkının güvenliğinin USCIS’in birincil önceliği olduğu vurgulandı.
Eski Başkan Donald Trump, saldırının ertesi sabahı yaptığı konuşmada, şüphelinin Afgan uyruklu olduğunu doğruladı ve önceki Biden yönetimini sert bir dille eleştirdi. Trump, “Bu kişi, 2021 Eylül ayında Biden yönetimi tarafından düzenlenen ve kötü şöhrete sahip uçuşlarla getirildi; kimliği ve statüsü belirsizdi” şeklinde ifadeler kullandı.
Trump, ayrıca, “Biden döneminde Afganistan’dan ülkeye giren her yabancının yeniden incelenmesi gerektiğini ve fayda sağlamayan tüm yabancıların ülkemizden uzaklaştırılması gerektiğini” belirtti. Bu açıklamalar, göçmenlik politikaları üzerine yeni bir tartışma başlatırken, Kongre üyeleri ve insan hakları örgütlerinden de eleştiri yağdı.
USCIS’in bu hamlesi, hem ABD içindeki göçmen topluluklarını hem de Afgan mültecileri derinden etkileyebilir. Birçok sivil toplum kuruluşu, kararın insan hakları ihlali riski taşıdığını ve güvenlik değerlendirmelerinin şeffaf bir süreçle yürütülmesi gerektiğini savunuyor. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler de, göçmen haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunarak, ABD’nin bu adımının uluslararası normlarla uyumlu olup olmadığını sorguladı.
USCIS, yeni bir güvenlik protokolü geliştirilene kadar mevcut başvuruların durdurulacağını belirtti. Ancak, başvuru sahiplerinin durumları, aile birleşimi ve acil insani ihtiyaçlar gibi faktörler göz önüne alındığında, kararın ne zaman ve nasıl revize edileceği konusunda net bir takvim sunulmadı. Bu belirsizlik, göçmen toplulukları arasında kaygı ve güvensizlik yaratmaya devam ediyor.