China Vanke, 2 milyar yuan değerindeki yerel para cinsinden tahvilinin geri ödemesini ertelemek için tahvil sahiplerinden onay talep etti. Bu adım, şirketin likidite sorunlarını gözler önüne sererken, Çin’in geniş çaplı emlak krizine yeni bir kırılma noktası olarak algılandı.

Analistler, Vanke’nin temerrüt riskinin Evergrande ve Country Garden gibi önceki büyük çöküşlerin gölgesinde kalmayabileceğini belirtiyor. Gayrimenkul sektörü, Çin GSYİH’sının yaklaşık %15’ini oluşturduğu için, bu gelişme ülke ekonomisinin büyüme ivmesini ciddi şekilde yavaşlatabilir.
Japonya’nın ekim ayı TÜFE’si %2,7, çekirdek TÜFE ise %2,8 artarak beklentileri aştı. İşsizlik oranı %2,6, perakende satışları %1,7 ve sanayi üretimi %1,4 artış gösterdi. Bu veriler, BoJ’un para politikasını daha da sıkılaştırma ihtimalini güçlendiriyor.
Dolar/yen paritesi 156,2 seviyelerinde sabit kalırken, analistler perakende satışlarının yükselmesinin enflasyonist baskıyı körüklediğini ve BoJ’un faiz artırma olasılığını artırdığını vurguluyor.
Nikkei 225, %0,17 artışla 50.253 puana ulaştı. Güney Kore Kospi ise %1,51 düşüşle 3.926 puanda kapandı. Şanghay Bileşik Endeksi %0,26 yükselerek 3.885 puana, Hong Kong Hang Seng %0,24 düşüşle 25.871 puana geriledi. Hindistan Sensex ise %0,2 artışla 85.874 puanda seyrediyor.
Finans analistleri, Çin’in emlak sektöründeki belirsizliklerin kısa vadeli riskleri artırdığını, ancak hükümetin destek paketleriyle uzun vadeli çöküşün önlenebileceğini öne sürüyor. Japonya’da ise, enflasyonun dirençli seyri para politikası yol haritasını yeniden şekillendirebilir ve yabancı yatırımcıların risk iştahını etkileyebilir.
Çin’in emlak krizinin derinleşmesi ve Japonya’da enflasyonun beklenenden yüksek seyretmesi, Asya borsalarında risk iştahını azaltıyor. Yatırımcılar, hem kısa vadeli volatiliteye hem de uzun vadeli makroekonomik trendlere odaklanarak pozisyonlarını yeniden değerlendirmekte.