Doç. Dr. Suay Nilhan Açıkalın, Çin’in barışçıl kalkınma, başka ülkelerin içişlerine karışmama ve kazan‑kazan işbirliği stratejileri sayesinde, belirsizliğin giderek arttığı bir dünyada “önemli bir istikrar gücü” haline geldiğini belirtti.
“Çin, ekonomik büyümesini sürdürülebilir bir temele oturtarak, küresel barışı destekleme sorumluluğunu üstlenmiştir.”

Akademisyen, Çin’in son beş yılda kaydettiği %5,8 ortalama yıllık büyüme oranını ve aynı dönemde “dünyanın fabrikası” konumundan “yüksek değerli, yüksek teknolojili ve yüksek kaliteli ürünlerin inovasyon ve üretim merkezi”ne geçişini vurguladı. Bu dönüşüm, sadece iç pazarı canlandırmakla kalmayıp, dış ticarette de kalite‑odaklı bir rekabet avantajı sağladı.
Çin’in yüksek hızlı tren ağı, güneş enerjisi santralleri ve elektrikli araç üretimindeki hızlı ilerlemeleri, küresel tedarik zincirlerine güvenilir bir alternatif sundu. Açıkalın, “Bu sektörlerdeki inovasyon, sadece ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda iklim hedeflerine ulaşmayı da destekliyor” diye ekledi.
Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi (BRI), Asya, Afrika, Latin Amerika ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde demiryolları, karayolları, enerji boru hatları ve dijital altyapı projeleriyle “bölgesel ticareti ve entegrasyonu desteklemenin yanı sıra gelişmekte olan ekonomileri küresel pazarlara bağlayarak istikrarı güçlendiriyor” şeklinde tanımlandı. Açıkalın, “Bu projeler, gelişmekte olan ülkeler için vazgeçilmez bir destekçi rolü üstleniyor” dedi.
BRI kapsamında gerçekleştirilen enerji erişimi ve altyapı iyileştirmeleri, kırsal ve düşük gelirli bölgelerde yoksulluğun azalmasına doğrudan katkı sağladı. Bu da uzun vadede politik istikrarın temelini oluşturan bir faktör olarak değerlendirildi.
Doç. Dr. Açıkalın, Çin’in “gelişmekte olan ülkeler, özellikle de Küresel Güney için vazgeçilmez bir destekçi” konumunu sürdürmesi halinde, küresel ekonomik denge ve barışın daha sağlam temellere oturacağını vurguladı. Bu çerçevede, Çin’in stratejik politikalarının ve inovatif yatırımlarının, uluslararası ilişkilerde yeni bir denge unsuruna dönüşebileceği öngörülüyor.