İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde, İlim Yayma Cemiyeti’nin düzenlediği “İlim Yayma Ödülleri” töreni, binlerce katılımcının ve medyanın ilgisini çeken bir etkinlik oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, programda yaptığı konuşmayla hem bilimsel başarıları övdü hem de ülkenin güvenlik politikalarına dair kararlı bir mesaj verdi.

Konuşmasında Erdoğan, “Yarım asırlık bir tezgahı bozma çabalarımızın kan, gözyaşı ve çatışmadan beslenen hangi güçleri telaşlandırdığını çok iyi biliyoruz” diyerek terörle mücadelede süregelen çabaların ne denli kritik olduğunu vurguladı. 86 milyon vatandaşla birlikte “kendisini bu topraklara ait hisseden on milyonları da yanına alarak yeni bir destan yazmaya başlayacağız” ifadesiyle, toplumsal dayanışma ve milli birliğin önemine dikkat çekti.
Erdoğan, ödül töreninin bilimsel alandaki önemine değinirken, “İlim Yayma Ödülleri bu yıl 3 ayrı dalda 174 üniversite ve 188 kurumdan toplam 1.324 başvuru alarak yeni bir rekor kırdı” dedi. Bu başarı, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki yükselişinin bir göstergesi olarak sunuldu. Cumhurbaşkanı, “Niçin bizim bir Nobelimiz olmasın? Bu adımı biz de atarız” diyerek, ülkenin uluslararası bilim sahnesindeki hedeflerini de netleştirdi.
Konuşmanın en çarpıcı bölümlerinden biri, “Terörsüz Türkiye” sloganının tekrar edilmesi oldu. Cumhurbaşkanı, terörle mücadelede gözyaşı, kan ve çatışma gibi zorlu süreçlerin geride bırakılmasının, sadece askeri değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşüm gerektirdiğini belirtti. Bu bağlamda, genç neslin bilimsel ve etik değerlerle donatılması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, ayrıca Gazze’deki insan hakları ihlallerine de değinerek, “Gazze’de 2 yıl boyunca yapılan vahşi soykırım, dünya tarafından sessiz kalınamaz” ifadelerini kullandı. Çatışmanın sayısal verilerini (668 okul binası, 13.500 öğrenci, 830 öğretmen vb.) paylaşarak, uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin bu süreçte “ateşkesin muhafazası” ve “insani yardımlar” konusundaki sorumluluklarını yeniden teyit etti.
Konuşmanın sonunda Erdoğan, “İlim geleneğimizin merkezinde insan, hikmet ve kemalat vardır” diyerek, bilimin etik temelleriyle uyumlu bir gelecek vizyonu çizdi. Yapay zekâ, etik, erdem ve vicdan gibi kavramların korunmasının, toplumsal ilerlemenin anahtarı olduğunu belirtti. Ayrıca, “Bu stratejik hamlenin kimleri rahatsız ettiğinin farkındayız; ama bu sefer muvaffak olamayacaklar” diyerek, muhalefet ve dış baskılara karşı kararlılık mesajı verdi.
Bu kapsamlı konuşma, sadece bir tören konuşması olmaktan öte, Türkiye’nin iç ve dış politikada izlediği çizgiyi, bilimsel atılımları ve terörle mücadelesini bir arada sunan bir manifestoya dönüştü.