Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “11. Tıp Kurultayı ve TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni”nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sağlık alanındaki son yıllara ait istatistikleri ve geleceğe dair vizyonunu paylaştı. “Son bir yılda 4.060 yatak kapasiteli 60 projeyi tamamladık” diyerek altyapı yatırımlarının hızını vurguladı.

Erdoğan, 2023 yılında yaşanan büyük depremin yaralarını sarma sürecinde, “109 sağlık tesisi tamamlandı, 27.503 yatakla hizmet veriyoruz” şeklinde bir tablo sundu. 25 şehir hastanesi hizmete girmiş, 13’ü inşaat aşamasında bulunuyordu.
Konuşmasının en kritik bölümünde, tıbbi cihaz üretiminde yeni bir aşamaya geçme zorunluluğu üzerinde durdu. “Savunma sanayinde olduğu gibi burada da içeriden ve dışarıdan farklı engellerle karşılaşıyoruz” diyerek, yerli ve milli üretimin savunma sanayiindeki başarısının sağlık sektörüne de yansıyacağını söyledi. Hedefin çok uzağında olduğunun bilincinde olduğunu dile getiren Erdoğan, bu alandaki engelleri aşmak için devletin ve özel sektörün ortak çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, “Anayasamızın sosyal devlet ilkesine uygun olarak, ekonomik durumu iyi olmayan vatandaşlarımızın da sağlık hizmetlerinden eşit bir şekilde yararlanabilmesi” gerektiğini belirtti. 1,470,000’ı aşkın sağlık personeli ve 99,567 yeni atama sayesinde, “hastane yatak sayımız 2002’deki 7,000’den 122,000’e, toplam yatak sayısı ise 164,000’den 271,000’e yükseldi” şeklinde rakamlarla ilerlemeyi somutlaştırdı.
Kurultayın bir diğer önemli noktası, Aziz Sancar ve Prof. Dr. Gazi Yaşargil gibi bilim insanlarına duyulan minnettarlık oldu. Erdoğan, “Dünya çapında tanınan bilim insanlarımızın çalışmaları, Türkiye’nin sağlık araştırmalarını daha ileriye taşıyacak” diyerek, bilimsel araştırmaların desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, Türkiye’nin sağlık altyapısının artık sadece yerel hizmetle sınırlı kalmadığını, “Avrupa ülkeleri başta olmak üzere küresel ölçekte hastalarına hizmet verebilen bir konuma ulaştığını” ifade etti. Ancak bu başarıyı “daha fazla AR‑GE yatırımı, yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretimi” olmadan sürdürülemez olduğunu belirtti.
Konuşmanın sonunda, Cumhurbaşkanı “Lokman Hekim’in, İbni Sina’nın ve Anadolu’nun şifahane geleneğinin varisleri olarak, bu mirası daha ileriye taşımak bizim sorumluluğumuz” diyerek, sağlık çalışanlarına ve bilim insanlarına bir kez daha teşekkür etti. “Sağlık, her işin başı; insanın yaşam kalitesini yükseltmeden ülke kalkınması mümkün değildir” şeklinde güçlü bir vurguyla konuşmasını sonlandırdı.