Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara Sanayi Odası (ASO) tarafından düzenlenen 62. Kuruluş Yılı Ödül Töreni’nde, küresel ekonomik dinamiklerin Türkiye’ye nasıl fırsatlar sunduğunu detaylı bir şekilde anlattı. Yılmaz, “Dünya ekonomisinin büyümesi tarihsel ortalamaların altında seyrediyor, aynı zamanda ticaret hacmi de küçülüyor.” ifadeleriyle, mevcut ortamın zorluğunu ancak aynı zamanda stratejik hamleler yapma imkanı sunduğunu belirtti.
ABD, Çin ve Avrupa Birliği gibi büyük aktörlerin politikaları yakından takip edilmeli ve Türkiye’nin bu gelişmelere göre konumlandırılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, “Dünya ortalama %3,5 büyürken, bizim ekonomimiz yıllık ortalama %5,4 büyüme kaydetti.” diyerek, Türkiye’nin son iki iki on yılda dünyadan 1,9 puan daha hızlı büyüdüğünü ve bunun önemli bir başarı olduğunu sözlerine ekledi.

Yılmaz, enflasyonun ana eğiliminin düşüş yönünde olduğunu ve bu ayın enflasyon verisinin da olumlu bir seviyede geleceğini öngördü. “Geçen yıl mayıs ayında enflasyon %75 seviyelerine ulaşmıştı, o tarihten bu yana dezenflasyon süreci devam ediyor. En son %32,9’a geriledik ancak hâlâ hedeflenen seviyeye tam olarak ulaşamadık” şeklinde konuştu.
Tarım ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, özellikle gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı artırdı. Ancak Yılmaz, “Enflasyon yeniden ana düşüş trendine girmiş durumda, bu ayki verinin de iyi bir noktada olmasını bekliyoruz” diyerek, önümüzdeki dönemde %30’un biraz üstünde bir enflasyonla yılı kapatacaklarını, 2024 hedefinin %20’nin altına, 2027 hedefinin ise tek haneli rakamlara indirilmesi olduğunu hatırlattı.
Merkez Bankası’nın 21 Kasım itibarıyla 180,6 milyar dolar resmi rezervine sahip olduğu bilgisini veren Yılmaz, aynı zamanda milli altın rezervlerinin de artış gösterdiğini belirtti. “Bu rezervler, finansal piyasalarımıza ve yatırımların finansmanına daha fazla dahil olursa, Türkiye’ye ek bir güç sağlayacaktır” diyerek, rezervlerin stratejik önemine değindi.
Türkiye’nin dış borç stokunun milli gelire oranının %24 seviyesinde olduğu, bu oranın AB üyeleri için %82, gelişmekte olan ülkeler ortalaması için %69 olduğu vurgulandı. Yılmaz, düşük borçluluk seviyesinin yeşil‑dijital dönüşüm gibi yapısal reformların finansmanı için büyük bir avantaj olduğunu ifade etti.
Dünya Bankası’nın sınıflandırmasına göre Türkiye, alt‑orta gelirden üst‑orta gelire yükselmiş ve bu yıl yüksek gelirli ülkeler ligine ilk defa adım atacak. Yılmaz, bu geçişin sadece rakamsal bir başarı olmadığını, niteliksel bir dönüşüm gerektirdiğini vurguladı: “Kurumların, kamu ve özel sektörün, sivil toplumun birlikte çalışmasıyla kalıcı bir yüksek gelirli ülke konumuna ulaşabiliriz.”
Reformların sadece ekonomik büyümeyi sürdürmekle kalmayıp, adli sistem, altyapı, sağlık, eğitim, teknoloji politikaları ve şehirleşme gibi alanlarda da derinlemesine iyileştirme getirmesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Bu ligde kalıcı olmak, sadece rakamları büyütmekle mümkün değil; yapıların modernizasyonu şart” diye ekledi.
Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracat payı %13,3 ile gelişmiş ülke ortalamalarının üzerinde. Yılmaz, “Yeni Yerel Kalkınma Hamlesi” kapsamında Ankara için belirlenen dört öncelikli sektöre (medikal enzim, bitkisel gıda takviyeleri, elektronik atık geri dönüşümü, tıbbi ürün ve ambalaj üretimi) 5,4 milyar liralık yatırım teklifinin geldiğini duyurdu.
Ayrıca Google Cloud ve Turkcell ortaklığındaki “Türkiye’nin ilk hiper‑ölçekli veri depolama projesi”nin 3 milyar dolar değerinde olduğunu ve bu projenin Ankara’da hayata geçirileceğini açıklayan Yılmaz, bu yatırımla “startup ekosisteminin büyümesi ve dijital ekonomi altyapısının güçlenmesi” hedeflendiğini belirtti.
COP31’in gelecek yıl Türkiye’de yapılacağına dikkat çeken Yılmaz, bu etkinliğin ülkenin enerji dönüşümü, su yönetimi, yeşil finans gibi konularda küresel bir platform oluşturacağını ve yerli sanayinin uluslararası kaynak ve teknoloji erişimini artıracağını ifade etti.
Sonuç olarak, Cevdet Yılmaz, enflasyonun düşüş trendine girmesi, rezervlerin güçlenmesi ve dijital‑yeşil yatırımların artmasıyla Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine kalıcı bir geçiş yapması için gerekli adımları attığını vurguladı.
Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları umut verici. Enflasyonun düşüş trendine girmesi ve ekonomik büyümenin devam etmesi Türkiye için olumlu bir gelecek vaat ediyor.
Ekonomik büyüme ve enflasyonun kontrol altına alınması Türkiye’nin geleceği için çok önemli. Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları bu yönde umut verici.