Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, Güzeloba Mahallesi 2383 Sokak’taki bir apart otelin kafeteryasında, aile içi husumeti sonlandırmak amacıyla bir araya gelen Imad Almograbi (yabancı uyruklu) ve Doğan Duman, tartışma sırasında silah sesiyle sona erdi. Almograbi, elindeki tabancayı çekerek Duman’ı vurarak öldürdü.

Maktul Duman’ın cenazesi, savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Almograbi, savcılık sorgusunda tercüman eşliğinde, beş buçuk yıl önce ailesiyle Türkiye’ye geldiğini, konut alımının ardından vatandaşlık kazandığını ve Antalya’da ticaret yaptığını belirtti. “Türkiye’ye ailemle huzurlu bir yaşam kurmak için gelmiştim” diye başlayan açıklamasında, İsrail’de yaşayan akrabalarının bir grup tarafından öldürüldüğünü, bu olayın ailesine yönelik tehditler oluşturduğunu iddia etti.
Almograbi, Doğan Duman’ın “yeğenlerini öldürdük, seni ve çocuklarını öldüreceğim” şeklinde tehdit ettiğini, bu sözlerin kendisini panik içine sürüklediğini ve silahını kendini korumak için kullandığını savundu.
Olayın ardından otomobille kaçmaya çalışan Almograbi, Güzelyurt Mahallesi Şehit Mustafa Göktürk Caddesi’nde Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından durdurularak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.
Şüpheli, kaçarken silahını “boş araziye gömdüğünü” ve ardından bir arkadaşını aradığını, ancak polis tarafından yakalandığını itiraf etti.
İfade ve deliller ışığında, Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi Almograbi’yi ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklayarak cezaevine gönderdi. Mahkeme, sanığın “ölüm niyeti” taşıdığını ve olayın planlı bir şekilde gerçekleştiğini vurguladı.
Bu vakâ, Türkiye’deki göçmen nüfusunun aile içi şiddet ve dış tehditler karşısında nasıl bir savunma mekanizması geliştirdiği sorusunu gündeme taşıdı. Uzmanlar, “tehdit altında silah taşıma ve kullanma, kanunlar çerçevesinde ciddi bir suçtur; “kendi kendini koruma” savunması ancak gerçek bir tehlike durumunda ve orantılı bir güç kullanımıyla sınırlı olabilir” diye uyardı.
Ayrıca, doğum günü gibi duygusal bir günün şiddet olayına sahne olması, toplumsal şok yaratırken, aileler arası eski husumetlerin ne kadar derinleştirebileceği konusunda uyarı niteliği taşıyor.
Yerel asayiş güçleri, benzer olayların önüne geçmek amacıyla aile içi anlaşmazlıkların çözümünde arabuluculuk ve güvenlik önlemlerinin artırılması gerektiğini belirtti.
Bu olay gerçekten çok üzücü. Akrabasını öldüren adamın kendini koruma adına silah kullanması doğru mu bilmiyorum ama sonuçta bir insan öldü.