Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Aileyi koruyan her adım, toplumun direncini artırır” diyerek 2025 Aile Yılı’nı resmen duyurdu. Bu yıl, aileyi merkeze alan yeni bir dönemin başlangıcı olarak tanımlanıyor ve tüm bakanlıkların aile dostu projeler üretmesi hedefleniyor.

Göktaş, aileyi korumanın sadece sosyal bir görev değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanının takdirleriyle ilan edilen bu yıl, aileye yönelik politika paketlerinin hayata geçirilmesi için bir zaman damgası niteliğinde.
İstanbul Aile Vakfı’nın ev sahipliğinde Boğaziçi Üniversitesi Anadolu Hisarı Kampüsü’nde düzenlenen çalıştayda, İstanbul Valisi Davut Gül, Prof. Dr. Mustafa Öztürk ve birçok sivil toplum temsilcisi de hazır bulundu. Çalıştayda “Bağlantılar arttı, fakat insanın insanla kurduğu bağ zayıfladı” ifadesiyle dijitalleşmenin aile bağları üzerindeki olumsuz etkileri tartışıldı.
Bakan Göktaş, tarihsel bir perspektifle dijital devrimin aile üzerindeki derin etkilerini anlattı: “Tarım devrimi aileyi birleştirdi, sanayi devrimi işi eve ayırdı; şimdi ise dijital devrim aileyi mekandan ve zamandan bağımsız bir forma dönüştürüyor.”
Bu dönüşüm, mahremiyet algısını, iletişim hızını ve dikkat süresini köklü bir biçimde değiştiriyor. “Ekran süresi arttıkça aile içi iletişim azalıyor” diyerek, çocukların siber zorbalık, yanlış içerik ve dijital bağımlılık risklerine maruz kaldığını belirtti.
Göktaş, 15 yaş altına yönelik yeni sosyal medya düzenlemesinin yakın zamanda hayata geçirileceğini duyurdu. Bu adım, Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesinin ilk imzacısı Türkiye’nin, çocukların dijital haklarını koruma konusunda uluslararası bir öncül olma hedefiyle uyumlu.
Yeni düzenleme kapsamında, çocukların kişisel verilerinin korunması, reklam hedeflemelerinin sınırlandırılması ve çevrimiçi taciz mekanizmalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bakan ayrıca, aile dostu ekosistemin sadece sosyal politika değil, aynı zamanda kültürel bir inşa süreci olduğunu vurguladı.
2025 Aile Yılı’nın ardından, 2026‑2035 dönemi için Aile ve Nüfus 10 Yılı planı da açıklandı. Bu plan, aile bağlarını güçlendirecek, sosyal risk haritalarıyla ihtiyaçları erken tespit edecek ve hizmetlerin sahada hızlıca ulaştırılmasını sağlayacak kapsamlı bir strateji içeriyor.
Göktaş, “Aile bizim varoluş sebebimiz, kültürümüzün taşıyıcısı ve geleceğimizin güvencesidir” diyerek, aile politikalarının istatiksel bir konu değil, toplumsal bir misyon olduğunu yineledi. Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda, aile bağları sağlam, değerleriyle güçlü ve dayanışması yüksek bir toplum inşa etmeyi amaçladıklarını belirtti.
Bu kapsamda, ekonomik destek paketleri, ebeveyn eğitim programları ve dijital okuryazarlık kursları da hayata geçirilecek. Bakanlık, aileye yönelik riskleri çok boyutlu politikalarla çözmeyi ve aileyi merkeze alan bir seferberliği büyütmeyi taahhüt etti.