Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu, 4 kişilik Böcek ailesinin ölüm nedenini kesin olarak fosfin gazı (PH3) zehirlemesi olarak tespit etti. Raporda, aile üyelerinin kanlarında kimyasal bir zehir bulunmadığı, ancak otel odasından alınan ortam örneklerinde fosfin maddesinin tespit edildiği açıkça belirtildi. Bu bulgular, zehirlenmenin dış ortamdan, yani odadaki hava yoluyla gerçekleştiğini gösteriyor.
Oda içerisinde yapılan kimyasal analiz sonucunda, fosfinin yanıcı ve son derece toksik bir gaz olduğu, düşük konsantrasyonlarda bile solunum sistemi, kalp ve sinir sistemi üzerinde ciddi hasara yol açtığı vurgulandı. Gazın renksiz ve çürük balık ya da sarımsak gibi bir koku yayması, genellikle safsızlıklardan kaynaklanmaktadır.
Fosfin, tarımda özellikle tahıl ve hububat depolarında zararlı böcek ve kemirgenleri yok etmek amacıyla fümigasyon yöntemiyle kullanılan bir kimyasaldır. Alüminyum fosfit gibi katı maddelerin nemle reaksiyona girmesiyle serbest bırakılır. Ancak gaz, havayla temas ettiğinde yanıcı ve patlayıcı karışımlar oluşturabildiği için yalnızca eğitimli ve yetkili kişiler tarafından, sıkı güvenlik önlemleri altında kullanılabilir.
Bu bağlamda, otel odasında tespit edilen fosfinin kaynağının muhtemelen bir ilaçlama işlemi olduğu ve odanın havalandırılmadan kalması nedeniyle gazın birikerek zehirli seviyelere ulaşmış olabileceği düşünülmektedir.
Almanya’dan tatil amacıyla 9 Kasım’da İstanbul’a gelen Servet (38) ve Çiğdem Böcek (27) ile çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal (3), otel odasında zehirlenerek hayatlarını kaybetti. İlk başta yemeğin zehirli olduğu şüphesiyle başlayan soruşturma, otopsi sonuçlarıyla birlikte odanın ortamında fosfin bulunması üzerine yön değiştirdi.
Polis, otel yönetimi ve temizlik firmalarıyla görüşerek, odada gerçekleştirilen olası bir ilaçlama işlemine dair kayıtları incelemeye başladı. Ayrıca, otel çalışanlarından alınan ifadeler ışığında, benzer bir olayın daha önce raporlanıp raporlanmadığı araştırılıyor.

Adli Tıp Kurumu, raporu ilgili savcılığa ve mahkemeye sundu. Mahkeme, otopsi bulgularının ışığında, otel yönetimi ve olası ilaçlama sorumlularına karşı hukuki bir sürecin başlatılmasına karar verebilir. Uzmanlar, benzer durumların önlenmesi için otel ve konaklama işletmelerinin kimyasal ilaçlama prosedürlerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini vurguluyor.
Bu trajik olay, hem turistleri hem de yerel halkı, konaklama yerlerinde kullanılan kimyasalların güvenliği konusunda daha temkinli olmaya yönlendirebilir.