Antalya’nın merkezi bölgelerinde yer alan yediemin otoparkları, yıllardır icra ve vergi borçları nedeniyle trafikten men edilen binlerce otomobil ve motosikleti barındırıyor. Mustafa Hakan Topçu (Antalya Otoparkçılar ve Oto Yıkamacılar Derneği Başkanı) “Bizde motosikletlerle beraber 2.500 araç var, bunların bir kısmı 20 yılı aşkındır satılmayı bekliyor” diyerek sorunun büyüklüğünü vurguladı.

Bu araçların büyük bir bölümü çürümeye terk edilmiş; ekonomik değerleri tamamen sıfıra inmiş durumda. Uzun bekleme süresi, borç faizleri ve otopark ücretleriyle birleşince, kendi kendini tüketen bir kâr kaybı döngüsü oluşuyor. Topçu, “Kanunda yapılması gereken değişiklikler yeterli şekilde yapılmadı. Tasviye süreci çok ağır işleyen bir sistem” ifadesiyle mevcut yasal çerçevenin yetersizliğine dikkat çekti.
Özellikle lüks segmentteki araçlar da mezarlığa karışmış; bu araçların yeniden ekonomiye kazandırılması mümkün görünmüyor. ‘Parçalanma’ olarak adlandırılan uygulamada, motor ve elektronik aksamları sökülen araçlar ihbar edilerek çekiliyor, bu da resmi kayıtların gerçek durumu yansıtmasını engelliyor.
Topçu, “20‑30 senedir bekleyen araçların artık ekonomik değeri yok. Fiziksel olarak bitmiş olanların bir an önce ortadan kaldırılması gerekiyor” diyerek acil bir çözüm talep etti. Araçların satılması halinde, alıcıların bakım, sigorta ve vergi ödemeleriyle ekonomiye katkı sağlayacağı vurgulandı.
Otoparkların yeni araç alabilecek kapasitede olmaması, “Bunların hepsi döviz olarak bizden çıkıyor” şeklinde bir eleştiriyle, devletin ve belediyenin sorumluluk alması gerektiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, yasal sürecin hızlandırılması, borç yapılandırma mekanizmalarının geliştirilmesi ve yediemin otoparklarının düzenli denetimiyle bu sorunun çözülebileceğini belirtiyor.