7.000’den fazla ileri seviye akıllı fabrika, ülkenin dört bir yanında üretim hatlarını dijitalleştirerek verimliliği %30’a kadar artırıyor. Bu rakam, Avrupa ve Amerika’nın toplam akıllı fabrika sayısını geride bırakarak Çin’i küresel ölçekte akıllı üretim lideri yapıyor.

Çin Sanayi ve Bilişim Teknolojileri Bakan Yardımcısı Xin Guobin, 2025 Dünya Akıllı Üretim Fuarı‘nda yaptığı açıklamada, Jiangsu eyaletinin başkenti Nanjing’de düzenlenen etkinlikte, ülkede 500’den fazla mükemmellik seviyesinde akıllı fabrika kurulduğunu belirtti. Xin, bu fabrikaların içinde yer alan 15 işletmenin ise öncü düzeyde akıllı fabrikalar listesine seçildiğini vurguladı.
Kurulan bu akıllı fabrikalar, toplamda 4,5 trilyon yuan (yaklaşık 635,5 milyar ABD doları) değerinde endüstriyel ekipman, yazılım ve sistematik çözümleri kapsıyor. Bu yatırım, Çin’in küresel tedarik zincirinde daha geniş bir rol oynamasını ve Endüstri 4.0 standartlarını uluslararası alanda belirlemesini sağlıyor.
Özellikle otomotiv, güç bataryaları ve petrokimya sektörlerinde, akıllı üretim sistematik çözümleri sunan Çinli tedarikçiler, dünyanın dört bir yanındaki büyük üretim bölgeleriyle entegre hizmet ağları kurarak küresel genişlemelerini hızlandırıyor. Bu durum, hem ihracat gelirlerini artırıyor hem de yerel istihdamı teknoloji odaklı yeni pozisyonlarla güçlendiriyor.
2024 yılında, Çin Sanayi ve Bilişim Teknolojileri Bakanlığı ve beş diğer devlet kurumu, akıllı fabrika gelişimini destekleyen bir genelge yayımladı. Bu çerçevede fabrikalar, teknolojik olgunluk ve entegrasyon derinliğine göre temel seviye, ileri seviye, mükemmellik seviyesi ve öncü seviye olmak üzere dört katmanda sınıflandırıldı. Hükümet, bu sınıflandırma sayesinde kaynak dağıtımını optimize edip, Ar-Ge yatırımlarını daha etkili bir şekilde yönlendirebiliyor.
Uzmanlar, Çin’in akıllı üretim kapasitesinin önümüzdeki beş yılda %20‑25 oranında daha da artacağını öngörüyor. Bu artış, özellikle yapay zeka destekli kalite kontrol sistemleri ve nesnelerin interneti (IoT) entegrasyonu sayesinde gerçekleşecek. Çin’in bu hamlesi, sadece yerel ekonomiyi canlandırmakla kalmayıp, küresel tedarik zincirlerinde yeni bir denge noktası oluşturacak.
Gelecek planları arasında, Akdeniz ve Afrika kıyılarında kurulması planlanan yeni akıllı üretim bölgeleriyle, Çin’in üretim ekosistemini daha da coğrafi olarak yaygınlaştırma hedefi bulunuyor. Böylece, hem bölgesel iş birlikleri güçlenecek hem de ihracat pazarları çeşitlenecek.