Geçtiğimiz günlerde bir vatandaş, kendi çektiği videoda “Emeklilik kalksın” sloganını yüksek sesle haykırdı. Video, kısa sürede binlerce beğeni, yorum ve paylaşım alarak Türkiye genelinde gündemin merkezine oturdu.
Vatandaşın Gerekçesi: “Bedava mı çalıştı? Maaş aldı zaten. Bir daha emekli parası niye vereyim?” diyerek, emekli maaşının adaletsiz bir yük olduğuna inandığını savundu.

Türkiye’de emeklilik sistemi, son yıllarda artan yaşam maliyetleri ve düşük maaş seviyeleriyle sık sık eleştiriliyor. Uzmanlar, sistemin sürdürülebilirliği konusunda uyarılarda bulunurken, vatandaşlar da kendi maddi deneyimlerini sosyal medyada dile getiriyor. Bu video, bu iki kutbu bir araya getirerek kamuoyunda yeni bir tartışma dalgası oluşturdu.
Video yayıldıktan sonra, Twitter ve Instagram’da #EmeklilikKalksın etiketi hızla popülerleşti. Bazı kullanıcılar vatandaşın cesur açıklamasını desteklerken, diğerleri ise emeklilik hakkının korunması gerektiğini vurguladı. Ekonomi alanındaki akademisyenler, “Emeklilik sistemi, çalışanların uzun vadeli güvenliği için kritik bir sosyal güvenlik mekanizmasıdır” diyerek, radikal bir çözümün kısa vadeli memnuniyet sağlasa da uzun vadede ciddi sosyal riskler doğurabileceğini belirttiler.
Bu tür bir öneri, özellikle yaklaşan yerel seçimler öncesinde siyasetçilerin dikkatini çekti. Parti temsilcileri, videoyu “toplumsal huzursuzluğun bir göstergesi” olarak nitelendirirken, bazı muhalefet figürleri ise emeklilik maaşlarının artırılması ve sistemin şeffaflaştırılması gerektiğini savunarak, vatandaşın tepkisini meşru bir eleştiri olarak yorumladı.
“Emeklilik kalksın” ifadesi, bir anlık öfke patlamasından öte, Türkiye’deki sosyal güvenlik tartışmalarının ne kadar derinlemesine ve duygusal bir zemine oturduğunu gösteriyor. Uzmanlar, reformların yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir uzlaşı çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguluyor. Vatandaşı videoda duyduğu hayal kırıklığı, geniş kitlelere yansıyarak, politika yapıcıların bu konuyu yeniden gözden geçirmesi için bir fırsat sunuyor.