Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu, beşer temsilci olmak üzere toplam 15 üyeden oluşacak. Bu üyeler arasında işçi, işveren ve devlet temsilcileri yer alıyor ve kararlar oy çokluğuyla alınacak. Komisyonun temel amacı, ülke ekonomisinin mevcut koşullarını ve enflasyonist baskılarını dikkate alarak adil bir asgari ücret seviyesi belirlemektir.

Komisyonun birinci oturumu Aralık ayının ilk haftasında yapılacak ve pazarlığın 25‑28 bin TL aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu rakam, önceki yılın brüt asgari ücretine göre yaklaşık yüzde 10‑12 artış anlamına geliyor. Uzmanlar, bu artışın hem çalışanların satın alma gücünü artıracağını hem de enflasyonla mücadelede bir denge unsuru olacağını vurguluyor.
Sabah gazetesinin Önder Yılmaz haberine göre, komisyonun ikinci ve üçüncü toplantıları da aralık ayı içinde planlanmış durumda; böylece yeni asgari ücret 31 Aralık tarihine kadar kesinleşecek.
İşçi tarafının komisyon yapısının değiştirilmesi talebine yanıt olarak hükümet, mevzuatı değiştirmeden “pasifleştirme formülü” geliştirdi. Bu modele göre Hazine, Maliye, Çalışma, Ticaret Bakanlıkları ve TÜİK temsilcileri pazarlık sürecinde aktif rol almayacak; sadece teknik veri sağlayacak. Böylece işçi ve işveren temsilcileri baş başa bırakılarak, gerçek bir sosyal diyalog ortamı yaratılması amaçlanıyor.
Komisyonun nihai kararına varması için dört oturum daha planlanmış. Kararlar oy çokluğuyla alınacak ve eşit oy durumunda başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağlanacak. Belirlenecek yeni asgari ücret, 31 Aralık 2025’e kadar kamuoyuyla paylaşılacak ve 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Şu anki asgari ücret brüt 26.550 TL, net 22.104 TL olarak uygulanıyor. İşverene toplam maliyet ise 30.556 TL’yi buluyor; bu tutarın 26.550 TL’sı brüt ücret, 4.030 TL’sı sosyal güvenlik primi ve 520 TL’si işveren işsizlik sigorta fonu olarak dağıtılıyor. Yeni belirlenen rakamın, işveren maliyetlerini %8‑10 oranında artırması öngörülüyor; bu da şirketlerin fiyat politikalarına ve istihdam kararlarına yansıyabilir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, “Temel önceliğimiz, sosyal diyalog çerçevesinde tarafların ortak akılla uzlaşmaya varmasıdır.” diyerek sürecin şeffaf ve kapsayıcı olacağını vurguladı. Öte yandan işçi sendikaları, komisyon yapısının işçi temsilciliğini güçlendirecek şekilde revize edilmesini talep ediyor. Ekonomistler ise, artışın hem reel ücretleri yükselteceği hem de enflasyonist baskıları hafifletebileceği konusunda hemfikir.