İstanbul’un en pahalı semtlerinden biri olan Kadıköy, Acıbadem Mahallesi’nde yer alan lüks bir dairede kiracı ve ev sahibi arasında uzun süredir devam eden bir anlaşmazlık yaşanıyor. Mahkeme, dairenin rayiç bedelini 85 bin TL olarak belirlemişken, kiracı aylık sadece 16 bin 500 TL kira ödeyerek büyük bir fark yaratıyor. Bu durum, ev sahibinin maddi kaybına yol açtığı gibi, bölgedeki kira artışlarıyla ilgili daha geniş bir soruna da işaret ediyor.

Mahkeme, dairenin gerçek piyasa değerine göre 85 bin TL’lik bir kira bedeli belirledi. Ancak kiracı, bu karara itiraz ederek istinafa gitti. İstinaf sürecinde, kiracının mevcut kira ödemesinin devam edeceği ve geçmiş döneme ilişkin 1,4 milyon TL tutarında bir birikmiş borcun olduğu iddia edildi. Bu borç, kiracının ödeme güçlüğü içinde olduğunu gösterse de, ev sahibinin de bu durumdan maddi olarak mağdur olduğunu vurguluyor.
Emlakçı Nilüfer Kaz, durumu şöyle özetledi: “Bu tip durumlar maalesef artıyor. Birçok ev sahibi, kiracıların düşük ödeme yapmasıyla karşı karşıya kalıyor ve aynı zamanda dairelerini satma sürecinde kiracının engelleyici taktiklerine maruz kalıyor.” Kaz, kiracının daireyi satmak isteyen alıcıları korkutmak amacıyla pencereleri ve perdeleri kapattığını, hatta çadırlar kurarak ortamı kaotik bir hale getirdiğini belirtti. Ayrıca, aynı binada bulunan bir başka dairenin 95 bin TL kira aldığı, ancak bu dairenin sadece 16 bin 500 TL aldığı vurgulandı.
Kaz, bölgedeki diğer örnekleri de dile getirerek, “Birçok ev sahibi, kiracının düşük kira ödemesi ve satış sürecini engellemesi yüzünden hem maddi hem de manevi zarar görüyor” dedi. Bu durumun, İstanbul genelinde kiracı‑ev sahibi ilişkilerini zorlaştırdığı ve hukuki sürecin uzamasına neden olduğu ifade edildi.
Kiracı, şu ana kadar konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak hukuk uzmanları, kiracının düşük kira ödemesinin, dairenin gerçek değerine göre kira kontratının yeniden müzakere edilmemiş olmasından kaynaklanabileceğini ve istinaf sürecinin sonunda yeni bir kira tutarı belirlenebileceğini belirtiyor.
Bu davanın sonucunun, sadece iki tarafı değil, Kadıköy ve benzeri yüksek fiyatlı semtlerdeki tüm kiracı‑ev sahibi ilişkilerini etkileyebileceği düşünülüyor. Uzmanlar, benzer durumların önüne geçmek için kira artış oranlarının şeffaf ve düzenli bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.