‘Kadınların Adalete Erişiminin Güçlendirilmesi Paneli’ne Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Karaköse, yargı mensupları ve çeşitli sivil toplum temsilcileri katıldı. Bakan Yılmaz Tunç, panelde “Kadına yönelik şiddet bizim kırmızı çizgimizdir” diyerek konunun ciddiyetine dikkat çekti.

Tunç, “Kadına yönelik şiddet insanlığa ihanet” ifadesiyle, şiddeti mazur gösteren hiçbir gerekçeye yer vermeyeceklerini vurguladı. “Devlet en çok da susanların sesini duymakla devlet olur” diyerek, mağdur kadınların korunması için yeni koruma tedbirlerinin hızla uygulanacağını sözlerine ekledi.
Konuşmada, 4. yargı paketi kapsamında ceza kanununda kadına yönelik kasten öldürme, kasten yaralama, eziyet ve kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçlarının ağırlaştırıcı sebep olarak yeniden tanımlandığı belirtildi. Ayrıca, CMK 100 kapsamında kasten yaralama suçlarında tutuklama nedeni sayılmasına ilişkin düzenlemeler ve israrlı takip eyleminin suç sayılmasına dair yeni maddeler vurgulandı.
Adalet Bakanı, yargı mensuplarının cinsiyet dengesinin artmasıyla vatandaş memnuniyetinin yükseldiğini dile getirerek, hâlihazırda kadın hakim ve savcı oranının %38 olduğunu, bu oranı %40’lara çıkarmak için çalışmalar sürdüklerini açıkladı. Gelecekte yargı kürsülerinde kadın sayısının %50’yi aşması hedefleniyor.
Türkiye genelinde 548 aile mahkemesi hizmet vermekte ve 81 ilde 242 uzmanlaşmış tedbir mahkemesi faaliyette bulunuyor. Bu kurumların, şiddet vakalarının hızlı ve etkili bir şekilde ele alınmasında kritik rol oynadığı vurgulandı.
Tunç, Türkiye’nin CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve İstanbul Sözleşmesi çerçevesinde attığı adımları hatırlatarak, “Kadınların haklarını koruyan mevzuatın sürekli yenilenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yönünde atılan en önemli adımlardan biridir” dedi.
“Kadın, toplumun birleştirici ve koruyucu gücüdür” diyen Tunç, bu vizyonun devlet politikalarının merkezinde yer alacağını ve tüm kamu kurumlarının bu ilkeyi hayata geçirmek için koordineli bir şekilde çalışacağını yineledi. “Kadına yönelik şiddete geri adım yoktur, taviz yoktur, müsamaha yoktur” ifadeleriyle konuşmasını sonlandırdı.