Müs̈ Halk Eğitim Merkezi (HEM) tarafından sunulan El Sanatları Teknolojisi kursuna katılan kadınlar, yalnızca nakış ve dikiş becerilerini geliştirmekle kalmayıp, atık kumaşları yaratıcı ürünlere dönüştürerek hem ekonomik hem de çevresel fayda sağlıyor. Kursiyerler, eğitim sürecinde biriken fazla kumaş parçalarını değerlendirmek için kalemlik, minder, yastık ve seccade gibi günlük yaşamda kullanılabilecek ürünler tasarlıyor.

Kursiyer kadınlar, hazırladıkları kalemlikleri köy okullarındaki öğrencilere hediye ediyor. Kalemliklerin içine renkli kalem, kırmızı kalem, kalemtıraş, silgi ve küçük bir çikolata gibi sürprizler ekleyerek çocukların yüzünde mutluluk yaratıyor. Şu ana kadar 260 adet kalemlik hazırlanarak kırsal bölgelerdeki 12 farklı okula dağıtıldı.
Necla Özdemir, kursun öğretmeni, “Hazır malzemelerin yanı sıra atık kumaşları da değerlendiriyoruz. Böylece hem atıkların çöp sahalarına gitmesini engelliyor, hem de kadınların el becerilerini ekonomik bir değere dönüştürüyoruz.” dedi. Özdemir, projeyle ilgili olarak, “Kadınlar burada sadece bir meslek öğrenmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal dayanışma ve çevre bilinci kazanıyor.” açıklamasında bulundu.
Kursiyerlerden Nuray Polat, 30 yıllık kamu hizmeti sonrasında boş zamanlarını değerlendirmek için kursa katıldığını belirtti. “Bu kurs sayesinde yeni beceriler edindim, artık köy okullarına cüzdan ve diğer küçük aksesuarlar üretebiliyorum. Gelecekte kendi atölyemi açarak girişimci olmayı hedefliyorum.” ifadelerini kullandı.
Projenin ekonomik etkisi de göz ardı edilemez. Kadınlar, ürettikleri ürünleri yerel pazarlarda satarak ek gelir elde ediyor; bu da aile bütçelerine doğrudan katkı sağlıyor. HEM yetkilileri, kursun devamlılığı için yerel belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapmayı planladıklarını ve geri dönüşüm odaklı yeni atölyeler kurarak katılımcı sayısını artırmayı hedeflediklerini duyurdu.
Bu sosyal sorumluluk projesi, kadınların toplumsal rollerini güçlendirmeye ve kırsal bölgelerdeki çocukların eğitim materyallerine ulaşımını iyileştirmeye yönelik örnek bir model olarak takdir topluyor. Katılımcı kadınlar, yeni arkadaşlıklar kurarak, farklı kültürel etkinliklerde yer alarak ve üretimin getirdiği mutluluğu yaşayarak hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyüyorlar.