Kronik Ürtiker Çocukları Etkiliyor

Kronik Ürtiker Çocukları Etkiliyor
Yayınlama: 29.11.2025
2
A+
A-

Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, kronik ürtikerin çocukların uyku ve yaşam kalitesini ciddi şekilde bozduğunu ve uzun vadeli dermatolojik problemlere yol açabileceğini vurguladı.

Çocuklarda Kronik Ürtikerin Ciddiyeti

Medipol Mega Üniversite Hastanesi Çocuk İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, kronik ürtikerin yalnızca ciltte görünür lezyonlar yaratmakla kalmayıp, çocukların uyku düzeni ve genel yaşam kalitesi üzerinde derin etkileri olduğunu açıkladı. Bu açıklamalar, Medipol Sağlık Grubu’nun yaptığı resmi açıklama ile kamuoyuna duyuruldu.

Ürtikerin (kurdeşen) temel özellikleri arasında ciltte kızarık, kabarık ve yoğun kaşıntılı plakların aniden ortaya çıkması bulunur. Bu belirtiler genellikle birkaç saat içinde kaybolsa da, bazı vakalarda haftalarca sürebilir.

Çocukların yaklaşık %20‑25’inde akut ürtiker görülür; bu durum genellikle 1‑2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Ancak belirtiler 6 haftadan uzun sürerse, hastalık kronik ürtiker olarak sınıflandırılır ve daha kapsamlı bir değerlendirme gerektirir.

Ürtiker bulaşıcı bir hastalık değildir. Prof. Dr. Nacaroğlu, “Ebeveynler için endişe verici olabilir, ancak hastalık anafilaksiye (hayati tehlike yaratan şok) ilerlemez” diyerek, bu durumun yalnızca **kaşıntı ve döküntü** üzerinden çocukların uyku ve günlük aktivitelerini etkilediğini vurguladı.

Hastalığın çoklu etiyolojisi vardır; enfeksiyonlar, stres, bazı ilaçlar, bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine karşı geliştirdiği otoimmün reaksiyonlar, tiroid hastalıkları ve çölyak gibi sistemik hastalıklar ürtikerin ortaya çıkmasına zemin hazırlar. Bu çeşitlilik, doğru tanının konulması ve altta yatan nedenin tespit edilmesini zorunlu kılar.

Prof. Dr. Nacaroğlu, gereksiz besin alerjisi tanılarının ve diyet kısıtlamalarının sıkça yapıldığını, bunun çocuğun beslenme durumunu olumsuz etkileyebileceğini belirtti. “Ürtiker her zaman alerji kaynaklı değildir. Altta yatan neden araştırılmadan besin kısıtlaması yapılmamalıdır,” şeklinde uyarıda bulundu.

Tedavi sürecinde alerji şurupları (antihistaminik bazlı) ilk tercih olmakla birlikte, yanıt alınamayan vakalarda biyolojik ajanlar (örneğin omalizumab) ayda bir uygulama ile semptomların kontrol altına alınabildiği görülmektedir. 6 haftadan uzun süren tümörik ürtiker, mutlaka bir dermatoloji veya immünoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

Uzman ayrıca, psikolojik etkileri de göz ardı etmemek gerektiğini hatırlattı. Uzun süren kaşıntı ve görsel rahatsızlık, çocuğun özgüvenini zedeleyebilir, sosyal ilişkilerini kısıtlayabilir ve okul başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle, multidisipliner bir yaklaşım (dermatoloji, psikoloji ve pediatri) önerilmektedir.

Son olarak, ailelerin erken tanı ve tedaviye zamanında başlama konusundaki bilincini artırmak, kronik ürtikerin uzun vadeli komplikasyonlarını önlemede kritik bir adımdır. Çocuklarda görülen semptomlar hafif gibi görünse de, bir uzmanla görüşmek ve gerekirse tetkikler yapmak, yaşam kalitesini korumak adına en güvenli yoldur.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.