İbrahim Aydın, Ankara İnşaat Sanatkarları Esnaf Odası Başkanı, son yıllarda Türkiye’de 1+1 ve 2+1 konutların tercih edildiğini vurguladı. “Bu talebin gelecek yıl da devam edeceğini öngörüyoruz, bu tip konutlara talebin yüksek olması, üretim ve iş gücü açısından da sektöre olumlu yansıyor.” şeklinde konuştu.

AA muhabirinin derlediği verilere göre, Türkiye genelinde konut satışları 2024‑2025 yıllarında çalkantılı bir seyir izledi. Ekim ayı satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %0,5 azalarak 164 306 adede geriledi. Ancak yılın ilk 10 ayında toplam satışlar %16,2 artışla 1 293 033’e ulaşarak piyasada güçlü bir büyüme sinyali verdi. En çok konut satışı İstanbul’da (26 305), ardından Ankara (14 681) ve İzmir (8 678) gerçekleşti.
Son dönemde özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların küçük ölçekli konutları tercih etmesi, piyasa dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. “3+1, 4+1 dairelerin metrekare ve fiyatları yüksek; bu da alıcıları daha uygun fiyatlı 1+1 ve 2+1 birimlere yönlendiriyor.” ifadeleriyle Aydın, büyük şehirlerdeki talep eğilimlerini özetledi.
KKM’nin sona ermesinin konut satışlarını hareketlendirdiği de Aydın’ın vurguladığı bir diğer nokta. Kur Korumalı Mevduat (KKM) sisteminin kaldırılması, yatırımcıların gayrimenkule yönelmesini tetikleyerek kısa vadeli satışları artırdı. Bu durum, “Konut piyasasının likiditesini yükseltirken, aynı zamanda yeni projelerin devreye girmesine de ivme kazandırdı.” şeklinde yorumlandı.
İnşaat maliyetlerinin yarısının arsadan kaynaklandığı gerçeği, sektördeki en büyük sıkıntılardan biri olarak öne çıkıyor. Aydın, “Arsa maliyetlerinin düşürülmesi, hem müteahhitleri hem de son tüketiciyi rahatlatır; bu noktada belediyeler ve ilgili kurumların arsa üretim süreçlerine destek vermesi şart.” dedi.
Ülke genelinde depreme dayanıklı konut projeleri de hız kazandı. Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin ardından, yeniden inşa çalışmalarıyla birlikte sosyal konut üretimine yönelik yeni talep ortaya çıktı. Aydın, “Sosyal konutların 500 bin birim seviyesine ulaşması, kira artışlarının yavaşlamasına da olumlu yansıyacak.” ifadeleriyle bu sürecin önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin yıllık 1 milyon konut ihtiyacını sadece devlet değil, özel sektörün de aktif rol almasıyla karşılaması gerektiğini vurgulayan Aydın, “Kamu‑özel işbirliği modeli, konut arz‑talep dengesini sağlamak için en etkili yol olacaktır.” dedi.
Gelecek perspektifi açısından ise uzmanlar, küçük birimlerin sadece fiyat avantajı değil, aynı zamanda sürdürülebilir şehir planlaması açısından da kritik olduğunu belirtiyor. “Yoğun nüfuslu şehirlerde 1+1 ve 2+1 daireler, altyapı ve hizmet maliyetlerini düşürür; aynı zamanda toplu taşıma ve yeşil alan kullanımını da optimize eder.” şeklinde bir analiz sunuluyor.
Sonuç olarak, küçük konutlara olan talebin artışı, hem inşaat sektörünün üretim planlarını hem de devletin konut politikalarını yeniden şekillendirecek. Arazi maliyetlerinin kontrol altına alınması, sosyal konut projelerinin hızlandırılması ve KKM sonrası oluşan yatırımcı ilgisinin sürdürülebilir bir büyümeye dönüştürülmesi, önümüzdeki dönemde sektörün kilit başarı faktörleri olacak.