Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 39’uncu Olağan Kurultayı’na fiziksel olarak katılmayarak, aynı gün Sabah gazetesine uzun bir açıklama yaptı. Bu açıklamada parti içi disiplin, yolsuzluk iddiaları ve gelecekteki stratejik hedefler üzerine geniş bir perspektif sundu. Kurultay davasında çıkabilecek “mutlak butlan” kararı ile Kılıçdaroğlu’nun parti başkanlığına geri dönme ihtimali gündeme gelirken, medya organları bu adımı yakından izliyor.

Röportajının ardından sosyal medyada yoğun bir eleştiri dalgası oluştu. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, “Hodri Meydan!” diyerek, Kılıçdaroğlu’nun Halk TV’de programa çıkmak istediğini ancak talebinin reddedildiğini belirtti. Çelik, “Eleştiriyi hak eden bir siyasetçi olarak Kılıçdaroğlu geri adım atmayacak, aksine daha güçlü bir duruş sergileyecek” şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, geçmişte maruz kaldığı suikast girişimleri, saldırılar ve linç girişimlerini hatırlatarak, “Bu tür tehditlerden korkup geri adım atacak bir siyasetçi olsaydım, Artvin Şavşat’ta suikasta uğradığımda, Çubuk’ta diri diri yakılmak istendiğimde…” ifadelerini kullandı. “Siyasi rakiplerin çoğu, sahte hesaplar üzerinden karanlık odakların uzantısı hâline gelmiş çevrelerdir” diyerek, gerçek kimliklerini ortaya çıkarmasını talep etti.
Kılıçdaroğlu, “Her kim bu devletin zararına tek bir adım atmışsa, her kim milletin parasından bir kuruş yemişse Allah belasını versin!” sözleriyle, parti içi ve dışı yolsuzluklara karşı sert bir tutum sergiledi. Bu bağlamda yolsuzluk ve rüşvet sarmalını “zehir” olarak nitelendirerek, “Tek muhatabı CHP değildir, herkes hesap vermek zorundadır” dedi.
CHP’nin komisyonun adaya gidecek heyetine üye vermemesi konusundaki eleştirileri de gündeme taşıyan Kılıçdaroğlu, “Bu mesele günlük siyaset değil, uzun vadeli stratejik bir planlama gerektirir” açıklamasında bulundu. Emperyal güçlerin Ortadoğu planlarına karşı milletimize bir yol haritası çizilmesi gerektiğini vurguladı.
Eleştirilere karşı geri adım atmayan Kılıçdaroğlu, “Siyasetçiler eleştiriye açık olmalı; ama hakaret başka bir şeydir” diyerek, toplumsal duyarlılığın korunması gerektiğini yineledi. Avukatının da desteklediği bu açıklama, parti içinde ve dışındaki tartışmaların daha da kızışmasına yol açabilir.