Ordu’nun Fatsa ilçesinde, 25 Kasım tarihinde Reşadiye Caddesi’nde bulunan Yılmaz Şerbetçi’ye ait kuyumcu dükkanı, sıradan bir alışveriş gününden çok farklı bir sahneye sahne oldu. Başında kask, elinde tabanca bulunan kişi, dükkanın kapısını zorla araladı ve içeri giren tek kişi Cumhur Yılmaz (28) oldu. Polis memuru olduğu sonradan anlaşılacak bu şahıs, çalışanı yere serdi, tabancasını doğrulttu ve el ve ayaklarını bantla bağladı. Ardından, yanındaki çantaya 170 altın bilezik doldurulmasını istedi ve çantayı kaparak dükkanı terk etti.

Olayın ardından, mağaza sahibi ve çevredeki vatandaşlar polisi aradı; ancak şüpheli, dükkanın çıkışını kapalı bir ara sokak üzerinden kaçtı. Polis ekipleri, olay yerinde bulunan bant üzerindeki parmak izini hızlıca laboratuvara gönderdi ve bu iz sayesinde Cumhur Yılmaz’ın kimliği kesinleşti.
Ordu İl Emniyet Müdürlüğü, parmak izinin Yılmaz’a ait olduğunu tespit ettikten sonra, yüzlerce kilometre uzakta, Diyarbakır’a kaçtığını ortaya çıkardı. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü ile ortak bir çalışma yürütülerek, Yılmaz’ın yerel bir kiralık evde sakladığı altın bilezikleri de bulunarak delil zinciri güçlendirildi. Koordineli operasyon sonucunda, Diyarbakır’da bir gece baskınıyla Yılmaz yakalandı, gözaltına alındı ve kısa süre içinde Fatsa Adliyesi’ne sevk edildi.
Gözaltı sürecinde, Yılmaz’ın evli ve bir çocuğu olduğu belirlendi. Ailesi, olaya şaşkınlık ve hayal kırıklığıyla yanıt verirken, savcılık kasıtlı öldürme ve silahla soygun suçlamalarıyla soruşturmayı genişletmeye karar verdi.
Yılmaz’ın tutuklanması, polis içinde güven krizine yol açtı. Emniyet yetkilileri, meslektaşların güvenilirliğini korumak amacıyla güvenlik taramaları ve disiplin soruşturmaları başlattı. Ayrıca, vatandaşlar arasında polis memurlarının silah ve kıyafet kullanımına dair daha sıkı denetim talepleri yükseldi.
Uzmanlar, polis memuru tarafından işlenen bu tür bir suçun hem güvenlik algısını hem de hukukun üstünlüğü konusundaki toplumsal güveni zedeleyeceğini vurguluyor. Birçok hukuk ve güvenlik analisti, benzer vakaların önüne geçmek için psikolojik değerlendirme ve rutin iç denetimlerin artırılmasını önerdi.
Bu olay, Türkiye genelinde polis içinde disiplin ve etik eğitimine yeniden odaklanma ihtiyacını ortaya koydu. Emniyet Genel Müdürlüğü, polis memurları için periyodik psikolojik testlerin zorunlu hale getirilmesi ve silah kullanım protokollerinin sıkılaştırılması yönünde adımlar atacağını duyurdu.
Öte yandan, kuyumcu sektörü temsilcileri de benzer saldırılara karşı güvenlik kameraları, alarm sistemleri ve çalışan eğitimi gibi önlemleri artırma çağrısında bulundu. Bu tür suçların önlenmesi, sadece kolluk kuvvetlerinin değil, aynı zamanda özel sektöre ait güvenlik önlemlerinin de geliştirilmesiyle mümkün olacak.
Yılmaz’ın yargı süreci hâlen devam ederken, mahkemenin kararına göre, hem bireysel hem de kurumî düzeyde güçlü bir caydırıcı etki yaratacak ceza uygulanması bekleniyor.