Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2025 yılı yeniden değerleme oranını %25,49 olarak Resmi Gazete’de yayımladı. Bu oran, Türkiye İstatistik Kurumu’nun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ‑ÜFE) verileri esas alınarak belirlenmiş ve Ekim 2024 dönemindeki ortalama fiyat artışını yansıtıyor. Geçen yıl %43,93 olarak duyurulan oran, ekonomik istikrar çabaları kapsamında daha düşük bir seviyeye çekildi.

Yeniden değerleme oranının uygulanmasıyla, 2025 yılında 240 TL olarak belirlenen günlük yemek kartı istisna tutarı, %25,49 artışla 301,2 TL oldu. Bu tutar, işverenlerin çalışanlarına gelir vergisinden muaf şekilde sağlayabileceği günlük yemek yardımı miktarını ifade ediyor. Uzmanlar, bu artışın enflasyon baskısını bir nebze hafifleteceğini, ancak gıda fiyatlarındaki yükselişin hâlâ çalışanların bütçelerinde zorlayıcı etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
2019’da yemek kartı desteği sadece 150 TL iken, 2022’de %35 oranındaki bir artışla 200 TL seviyesine gelmişti. 2025‑2026 dönemindeki %25,49’luk artış, önceki yıllara göre daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor; bu durum, hükümetin bütçe disiplini çerçevesinde vergi gelirlerini koruma stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabilir. İşveren temsilcileri, yeni tutarın çalışan motivasyonu ve verimliliği açısından olumlu bir etki yaratacağını vurgularken, sendikalar ise destek miktarının hâlâ yetersiz olduğunu ve ek düzenlemeler talep ediyor.
Ekonomistler, 2027 ve sonrasında da Yİ‑ÜFE verilerine dayalı olarak benzer bir artışın olası olduğunu, ancak bu artışların enflasyonun seyrine ve küresel enerji fiyatlarına bağlı olarak değişebileceğini öngörüyor. Çalışanların ve işverenlerin, yeni yemek kartı tutarını bütçe planlamalarına entegre etmeleri, yıl içinde ortaya çıkabilecek olası dalgalanmalara karşı önlem almaları öneriliyor.
Yemek kartı ücretinin artması güzel bir haber, ancak enflasyonun hızla yükseldiğini düşününce bu artışın yeterli olduğunu düşünmüyorum.