Ulusal güvenlik birimi, son üç ay içinde ülkede rapor edilen kaçırılma olaylarının %70 oranında artış gösterdiğini bildirdi. Başkan Bola Ahmed Tinubu, bu durumun “ülkenin istikrarını tehdit eden bir kriz” olduğunu vurgulayarak, “Bu bir ulusal acil durumdur ve derhal müdahale edilmesi gerekiyor” diyerek olağanüstü hal ilanını resmen duyurdu.

Başkan Tinubu, güvenlik güçlerine duyulan güven eksikliğini gidermek amacıyla 20 000 yeni polis memuru alımına karar verdi. Yeni personelin özellikle kaçırılma vakalarının yoğun olduğu kuzeydoğu ve orta kesim bölgelerinde görevlendirilmesi planlanıyor. “Sevgili Nijeryalılar, zaman tüm imkanlarımızı seferber etmeyi gerektiriyor. Güvenliğin tehlikede olduğu bölgelerde daha fazla personel görevlendirerek cevap veriyoruz” şeklinde bir konuşma yaptı.
Alım sürecinin hâlihazırda başlatıldığı, adayların sıkı bir fiziksel ve etik değerlendirmeden geçirileceği ve eğitimlerinin uluslararası standartlara uygun olarak yürütüleceği bildirildi. Bu adım, polis teşkilatına duyulan güvensizliğin azaltılması ve suç örgütlerinin faaliyetlerini kısıtlamayı amaçlıyor.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, Nijerya’nın olağanüstü hâl ilanını “insan hakları gözetilerek yürütülmesi gereken kritik bir adım” olarak değerlendirdi. Bununla birlikte, bazı sivil toplum örgütleri, acil durum ilanının temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yol açabileceği endişesini dile getirdi.
Yerel halk arasında ise karışık tepkiler görülüyor. Kaçırılma mağdurlarının aileleri, hükümetin hızlı ve kararlı müdahalesini desteklerken, bazı vatandaşlar güvenlik güçlerinin yolsuzluk ve kötüye kullanım risklerine dikkat çekiyor.
Bu gelişmeler ışığında, Nijerya’nın güvenlik politikası bir sonraki dönemde hem iç hem de dış faktörler tarafından şekillendirilecek. Uzmanlar, kaçırılma olaylarının kökenine inerek ekonomik, sosyal ve etnik faktörlerin bütüncül bir çözümle ele alınması gerektiğini belirtiyor.