Uludağ’ın Grand Yazıcı Otelinde gerçekleşen ve sosyal medyada hızla yayılan fotoğraf, Mehmet Ağar ile yargı mensuplarının aynı masada oturması nedeniyle geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Fotoğrafın yayıldığı gün, Ramazan Solmaz’ın HSK kararıyla görev yeri değişikliği de gündeme geldi; bu iki gelişme bir arada yorumlanarak Ağar’ın yargı mensuplarıyla yakın ilişkileri olduğu iddiaları ortaya atıldı.
Gerçek Gündem yazarı Seyhan Avşar’a verdiği röportajda Ağar, “Bu bir kutlama yemeğiydi, devlet meselesi konuşulmadı” diyerek fotoğrafın politik bir mesaj taşımadığını vurguladı. Ağar, otelin sahibi Hayri Yazıcı’nın uzun bir hastalık sürecinin ardından iyileşmesini kutlamak amacıyla düzenlenen bu yemeğin, sadece dostluk ve sağlık sevincine dayandığını söyledi. “Hayri Yazıcı 9 ay entübe kaldı. İyileşince dostlarını aynı masada topladı. Bir kutlama yemeğiydi. Devlet meselesi o kadar kalabalık masada mı konuşulur? Masada bazılarıyla konuşamadık bile” şeklinde konuştu.
Fotoğrafın yayılmasının ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın HSK kararıyla görev yerinin değiştirilmesi dikkat çekmişti. Avşar, bu değişikliğin fotoğrafla bağlantılı olabileceğini öne sürerken, Ağar “Benden neden rahatsız olsunlar? Bursa Başsavcısı o fotoğraf nedeniyle görevden alınmadı. Alınma nedenini biliyorum ama söylemek bana yakışmaz” diyerek iddiayı kesin bir dille reddetti. Ağar, konuyla ilgili daha fazla ayrıntıya girmekten kaçındı ve “Bunu kamuoyuna açıklamak benim sorumluluğumda değil” ifadesiyle konuyu kapattı.
Görüntüde sadece Mehmet Ağar değil, aynı zamanda Kılıçdaroğlu döneminde CHP kontenjanından seçilen eski HSK üyesi Ömür Topaç, İYİ Parti Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar ve Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ile avukat oğlu Ali Faruk Solmaz da yer alıyordu. Bu çeşitlilik, fotoğrafın politik bir buluşmadan çok, bir sosyal etkinlik olduğunu savunmalarını güçlendirdi.

Fotoğrafın yayınlanmasının ardından kamuoyunda oluşan tepki, sosyal medyada #MehmetAğar etiketiyle geniş bir tartışma başlattı. Bazı kesimler, bu tür bir buluşmanın şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini savunurken, diğerleri ise Ağar’ın açıklamalarını “yeterince açık” ve “gerçekçi” buldu. İddiaların netleşmesi ve resmi belgelerin açıklanması sürecin ilerleyen günlerde nasıl şekilleneceğini belirleyecek.